Kendi ellerimizle hazırladık Canavarlar Soframızı!

Yakın zamanda izlediğim Nolan harikası Yıldızlararası filminden beri kendi gelecek kurgumu şekillendirmeye çalışıyorum. Son zamanlarda izlediğim bütün bilimkurguların etkisinde robot, sayborg, uzaylı gibi cinslere ayrılacağımızı ve tabii ki de çeşitli uzlaşmazlıklar yaşayacağımızı görür gibiyim. Yaratılışlarında katkımız olan her türlü varlığın kendimize azıcık benzemesi yeterli dünyayı birbirimize dar etmek ve yaşanılmaz hale çevirmek için. Bütün bu korkunçlu senaryolar Canavarlar Sofrası’nın gözümün önüne serdiği naif, sert ve rahatsız ediciliği harmanladığı, kendi dönüşümümüzü gösteren geleceğimizle karşılaştırılamayacak kadar hayal ürünü kaldılar. Neydi peki bu teknolojinin imkanlarından hiç yararlanmayan, sadece bir evin içinde geçen pahalı olmayan bir yapım olan Canavarlar Sofrası filmini bu kadar etkileyici kılan?

canavarlarsofrası
Sayborglaşacağımızı düşündüğümüz bir gelecekte ruhsuzlaşmak duygusuzlaşmak bir nevi robota dönüşmek mi korkumuz? Peki ya duygularımızı daha ilkel ve daha vahşi yaşamaya başlasak? Çağdaşlaşma yolunda girdiğimiz benlikler, üstümüze bürünen kimlikler, imajlar bizi hedonizmin, benmerkezciliğin kollarında sarılıp sarmalarken ne olabilir sizce geleceğimiz? Bu soruların ve daha bir çok benzerlerinin cevaplarını vermesini beklemeyin bu filmden ama soruları sormanıza yol açacağını ve bunun bütün olası cevaplardan daha manalı olduğunu düşünüyorum.

canavarlar-sofrası
Gelecekte bir gün, bilmediğimiz bir şehirde, bir çift başka bir çift arkadaşlarını evlerinde ağarlayacağı ilginç bir akşam yemeği davetine hazır olun. Karakterlerin zorlama İngilizce konuşmalarının nedeni çok zekice filmin açılışında anlatılıyor. Bu ülkede ana dil kanunen İngilizce olarak değiştirilmiş ve bunun yasalaşmasının yıl dönümünde çıkan olayları televizyonlarda polis teşkilatından bir yetkilinin ağzından haberlerde izliyoruz. Tekdüzeleşmemizin kanunlaştırılması hissi filmin değişik zamanlarında öğrendiğimiz sanatın her türünün yasak olduğu ayrıntılarıyla birleşince değme korku filminden daha fazla gerim gerim geriyor.

canavarlar-sofrası
Grinin tonları ve zamansız parçalarla döşenmiş bir ev ortamında anlam verilemeyen konuşmalar ve olaylar film ilerledikçe ilginin ve merakın dozunu arttırarak içine alıyor. Ortaya attığı her ilginç detayı, konuşmayı, davranış biçimini bir yere bağladığını söyleyemeceğim ama bence herkesi bir detaydan yakalayabilecek kadar etkileyici ve dolu bir senaryosu var. Sorguladığınız acımasız, hedonist ve rahatsız edici karakterlerin bu hale gelmelerindeki süreci düşününce yaşadığımız toplum eleştirisi kendiliğinden geliveriyor.

monstersdinner
Bu kadar kara ve acımasızlık derecesinde rahatsız edici detayları olan bir kurgu, kendimizden bir şeyler bulunca “yok canım biz böyle olmayız herhalde” temkinini verme ihtiyacı hissetirebilir. Alkol ve sigara gibi zevk verici maddelerin yasak olduğu bir gelecekte; seks, yemek/içmek, sanata ihtiyaçlarımız ve bakışlarımız nasıl değişir ve alternatif neler bulunurdu sorunsallarına da yaratıcı cevaplar hazırlamış Canavarlar Sofrası. Ahlaki ve insani değerlerimizin değiştiğini görebilmek için bu radikal kurguyu izlemek benim için keyifli bir deneyim olsa da filmi çeşitli nedenlerden sevmeyecekleri anlayabiliyorum.

İşte O Film

  • Canavarlar Sofrası

    Canavarlar Sofrası

    Ramin Matin'in yönettiği kara ve acımasızlık derecesinde rahatsız edici detayları olan bir gelecek kurgusuna dayalı film. Detaylar

Yazar

Oya (@oya)

Biraz okur biraz yazar. İŞTE O FİLMde kadrolu mısır patlatıcı. @oya_isteofilm

YORUMLAR

  1. Mert Boyundur (@mert-boyundur)

    @qemal bunu bir oku istersen. bildigin turk filmlerine benzemiyor.

    2
  2. Arzu (@arzu)

    Çok şaşırtıcı bir senaryo, türk sinemasında bunun gibi sıradışı bişeyler bulmak zor, izlenilmesi gereken filmlerden.

    3
  3. qemal (@qemal)

    seyretcem o zaman, el mahkum :)

    3