Kesişen Hayatlar…

kesişen-hayatlar

Dilimize Kesişen Hayatlar başlığıyla çevrilen Krugovi (Circles) 1993 yılında, Bosna Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir öyküden esinlenerek, öldürülen Sırp Asker Marko’nun (Vuk Kostic) etrafındaki çemberde kesişen hayatları yansıtıyor. Bir su birikintisine taş attığınızda, oluşan daireler dalga dalga etrafa doğru yayılır. Marko’nın babası Ranko (Aleksander Bercek), oğlunun ölümünün yarattığı etkiyi bu benzetmeyle dile getiriyor.

kesişen-hayatlar

Filmin yönetmeni Srdan Golubovic, son derece üzücü bu olayın ardından 12 sene sonrasına bakarak, savaş sonrasında insanların iç dünyalarında yaşadığı hesaplaşmalara derin bir otopsi yapıyor adeta ve bu hikayeyi incelikli anlatımıyla, oyuncuların ustaca performansları ve görsel olarak bu coğrafyanın bütün güzelliğini ortaya koyan kamera açılarıyla, aşırıya kaçmaktan sakınarak, sadelikle ortaya koyuyor. Bu hesaplaşmalar karakterlerin birbirleri ile değil, kendileriyle ve Marko’nun ölümünden dolayı kendilerini suçlu hissetmeleri, bununla nasıl başa çıkmaya çabaladıkları üzerine. Film savaş sırasında hayatını kaybeden Srdjan Aleksic’e ithaf edilmiş.

kesişen-hayatlar
Film 1993 yılında olayların yaşandığı Trebinje’de başlıyor, Müslüman Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırpların bir arada yaşadığı Bosna-Hersek’in güneyinde, bugün Sırp Cumhuriyeti’ne (Republika Srpska) bağlı olan bölgede. Herşey Marko’nun nişanlısı Nada’ya (Hristina Popovic) sürpriz ziyaretiyle başlıyor. Babası ile iki çift laf ettikten sonra, heyecanla Nada’yı görmek için evden çıkıyor, sigara paketini mutfak masasında unutuyor tabi heyecandan. Babası arkasından bağırıyor ama heyhat, Marko koşar adım uzaklaşmış bile. Sigara mühim, kıtlık zamanı…

Neyseki Marko şanslı, büfede kalan son filtresiz Drina paketini de o alıyor ve Nada’nın işten çıkmasını beklerken doktor arkadaşı (Nebojsa Glogovac) ile keyifle kahvehaneye oturuyor. Ama hemen arkasından gelen Tudor (Boris Isakovic) da aynı sigarayı isteyince, Büfeci Haris (Leon Lucev) ona kalmadığını söylüyor. Tepesi atıyor Tudor’un. Tudor Haris’ten kimliğini göstermesini istiyor. Haris’in kimliği de yok yanında. İyice öfkelenen Tudor, Haris’e kendisinin kim olduğunu bilip bilmediğini soruyor… Herkes birbirini tanıyor oysaki bu küçük şehirde, ama mevzu o değil. Diğer iki asker arkadaşı ile Haris’i, büfeden çıkararak şehir meydanında pataklamaya başlıyorlar. Olanları gören Marko yerinde durur mu? Doktor arkadaşı onu durdurmaya çalışsa da Marko kavganın ortasına atılıyor. Tam bu kahramanca hareketin ardından kamera alıp bizi 12 yıl sonrasına götürüyor.

Dağılan hayatların orta yerine… Haris Almanya’ya gitmiş, BMW fabrikasında iş bulmuş, evlenmiş, iki kızı olmuş. İlk bakışta mutlu bir hayat gibi. Nada’nın Haris’e ulaşıp oğlu ve kendisi için yardım istemesi ile Haris’in içindeki vicdan azabı ve borcunu ödeme kaygısı ortaya çıkıveriyor. Bu sefer, Marko için hayatını ortaya koyma sırası onda. Haris ile Nada’nın yolları Almanya’nın Halle şehrinde kesişirken, Doktor ile Tudor’un yolları ameliyat masasında kesişiyor. Doktor Belgrad’ın ileri gelen cerrahlarından olmuş. Tudor ameliyathaneye acil hasta olarak getirildiğinde mesleğinin icabını yerine getiriyor, ancak 12 yıl önce olan olayları hatırlayarak vicdanını susturmayı başaramıyor. Tudor’un ikinci bir ameliyat daha olması lazım. Doktor bu ameliyata kendisi girmek istemese de, hastane yönetimi buna izin vermiyor. Doktorun derdi aslında Tudor ile degil, kendisiyle…

Ama herkes birbirini suçlayarak vicdanını rahatlatmaya çalışıyor. Tudor, arkadaşı kavganın ortasına dalarken, kendisi kılını bile kıpırdatmayıp olanları mal gibi seyreden doktoru suçluyor… Doktor ise Tudor’u vicdan sahibi olmamakla. Marko’nun babası Ranko ile yolları kesişen ise bir delikanlı, Bogdan Rakita (Nikola Rakocevic), Asker Rakita’nın oğlu. Ranko hala öfkeli ve iki aile birbirine düşman ancak Bogdan bu durumu değiştirmekte kararlı. Kilise inşaatında çalışmak için Ranko’nun karşısına çıkıyor. Ranko ilk başta sert bir şekilde onu kovsa da, Bogdan azmedip Ranko’yu ikna ediyor. Aralarındaki ilişki günler geçtikçe baba-oğul ilişkisine dönüşüyor neredeyse.

Bogdan, Ranko’yu yitirdiği oğlu yerine koyuyor. Bir gün Bogdan Ranko’ya evine kadar eşlik ediyor. Ranko ile Bogdan mutfakta oturuyorlar. Ranko, oğlunun ölümünden sonra sımsıkı kapadığı panjurları açtırıyor. Evin içi aydınlanıyor bir anda. Bogdan’a sigara içebileceğini söylüyor. Filmde öyle anlar var ki… Özellikle zor kararlar alınmadan önce içilen sigaralar, sabırsız bekleyişler, ya da dertler bitip gittikten sonra derin bir nefesle çekilen sigaralar… Bogdan sigara paketini ve çakmağını çıkarıp masanın üstüne koyuyor ama Ranko’nun önünde içmiyor. Çıkarken de sigara paketini masada unutuyor. Ranko Bogdan’ın arkasından bağırıyor, “Sigara!…”. Bogdan geri dönüp sigara paketini alıyor.

kesişen-hayatlar

Yönetmen Golubovic, hikayeyi karakterler etrafında o kadar güzel örüyor ki, daha ilk baştan seyirciyi ele geçiriyor. Filmi 12 sene sonraya taşıyarak zamanın etkisini de hesaba katmış. Kahramanı olay yerinde hemen öldürmek yerine (ki aslında Marko’nun nasıl öldürüldüğünü ve karakterler arasındaki ilişkiler yumağının ayrıntılarını ancak filmin sonunda öğrenebiliyoruz), seyirciye karakterleri tanıması için zaman vermiş. Film yavaş yavaş ilerlerken, seyirciyi ağır bir havayla boğmak yerine nefes aldırtmayı da unutmamış. Sundance Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen bu filmi severseniz bir de Golubovic’in The Trap (Klopka) başlıklı bir önceki filmini seyretmenizi öneririm.

İşte O Film

  • Kesişen Hayatlar

    Kesişen Hayatlar

    Kesişen Hayatlar (Circles) 1993 yılında, Bosna Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir öyküden esinlenerek, öldürülen Sırp Asker Marko’nun (Vuk Kostic) etrafındaki çemberde kesişen hayatları yansıtıyor Detaylar

Yazar

Evinç Doğan (@evinc-dogan)

Belgrad'da yaşıyor, Balkanlar'dan bildiriyor. Fotoğrafçı, gezgin, kahve tiryakisi, sinefil, göçmen ve göçebe... Okur, yazar, gezer, tozar...

YORUMLAR

  1. BosnaTurk (@bosnaturk)

    Saraybosnadan selam…almanyada nada nin hikayesini cozemedim.kocasi ve cocugunun trebinjedeki olayla ne ilgisi var?

    2