“Renksiz yeşil fikirler öfkeli biçimde uyur mu?”

uzun-boylu-adam-mutlumu

Uzun Boylu Adam Mutlu mu?
Noam Chomsky ile Canlandırma Bir Sohbet Üzerine

Hayır, yazının başlığında bir yanlışlık yok, ancak bu hiçbir anlama gelmeyen cümlenin neye işaret ettiğini ancak Chomsky ile haşır neşir olanlar ya da yazının gerisini okuyanlar anlayacaktır, filmi seyretmiş olma şartı söz konusu değildir…

Eternal Sunshine of the Spotless Mind” (Sil Baştan) ve “Science of Sleep” filmleri ile sevdiğim, beğendiğim yönetmen Michel Gondry’nin kendi çizimleriyle renklendirdiği belgesel-animasyon projesi Berlin’de seyirci önüne çıkmasının ardından, 2014 başlarında If İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterildi. Ben ise yine bir festivalde, 7-12 Kasım tarihleri arasında Belgrad’da düzenlenen Free Zone Fesitivali’nde izleme şansı yakaladım. Free Zone kısa sürmesine rağmen dolu dolu bir programa sahip olunca hangi filme gitsem diye seçmekte zorlandım açıkçası. Festival açılış filmi olarak gösterilen Nick Cave’in başrolde oynadığı “20.000 Days on Earth”, Amerikalı sokak fotoğrafçısı Vivian Maier hakkındaki “Finding Vivian Mayer” ve daha neler neler… Ancak bilet almak için hızlı davranmak gerekiyormuş ki, Belgrad seyircisi benim adıma karar verdi. Richard Linklater’in yönettiği “Boyhood” ile Wim Wenders’in elinden çıkan belgesel türündeki “Salt of the Earth” (Dünyanın Tuzu) filmlerine biletler daha festival başlamadan tükenirken, gösterimin hafta içi olmasından faydalanarak Michel Gondry’nin “Uzun Boylu Adam Mutlu mu?” filmine aldığım biletle ben de mutlu bir festival seyircisi olma şansını yakaladım. Festival programına alınan birçok filmin tekrar vizyona gireceğini öğrendiğimde ise mutluluk katsayım arttı doğrusu.

uzun-boylu-adam-mutlumu

Uzun Boylu Adam Mutlu mu?” aslında Gondry’nin, hala hayatta olan ünlü dilbilimci Noam Chomsky ölmeden önce tamamlamak istediği kişisel bir proje, en azından Gondry kendi ağzından böyle tanımlıyor. Film animasyon tekniğine dayandığı ve Chomsky ile Gondry’nin görüşmeler için öyle her istendiğinde biraraya gelmeleri çok da kolay olmadığından uzun zamana yayılan bir proje olmuş ancak Gondry elini çabuk tutarak filmini tamamlamayı başarmış. Filmi sıradan bir belgesel olmanın ötesine taşıyan ise Gondry’nin animasyon tekniği ile senaryoya hareket katması. Bir yandan Chomsky’nin kamera görüntülerinin ekrana geldiği zaman arka planda duyulan Bolex kameranın sesi, diğer yandan Gondry’nin çizgileriyle canlanan senaryo filme ayrı bir renk katıyor.

Is-the-the-Man-who-is-Tall-Happy-Still

Gondry belli bir senaryo izlemek yerine biraz da akışına bırakıyor ve Chomsky’yi olabildiğince konuşturmaya çalışıyor. Bazen sorduğu sorular kendini Chomsky karşısında yetersiz hissettiriyor, bazen yanlış anlaşılıyor, bazen de Fransız aksanından dolayı özür diliyor. İtiraf etmeliyim ki, bazı zamanlar ben de aksanlı İngilizcesi’ni animasyona döktüğü yazılar sayesinde anladım. Bazı anlarda da Chomsky’yi sanki kürsüde ders anlatırmış gibi dinlediğimden, konsantrasyonum düşüp konuşmayı takip etmekte zorlandığım anlarda, okuyarak yardım aldım. Gondry yaratıcılığı ve soyut fikirleri, çizgiyle buluşturarak somutlaştırması sayesinde seyircinin ilgisini ayakta tutmayı başarıyor, ancak bazen öyle kendi akışına bırakmış ki sanki bazı konuların daha çok üstüne gitse, Chomsky’yi karşısına oturtmuşken daha çok sıkıştırsa da, biz de biraz daha feyz alsak diye düşünmeden edemiyorum.

Is the Man Who Is Tall Happy

Konuşmalar belli bir yapı ve plana oturtulmadığı için (en azından öyle hissettiriyor), daldan dala atlıyor ya da aynı konu etrafında başa sarıyor. Bazen Chomsky’nin kullandığı didaktik söylem nedeniyle bu filmin herhangi bir ders içeriğine alınması için ne kadar da elverişli olduğunu düşünüyorum içimden.

Chomsky’nin özellikle akademik ve bilimsel çalışmaları etrafında dönüp dolaşan filmin adı da Chomsky’nin sentaktik yapıları incelediği kitabına dayanıyor. Gondry, Chomsky’nin “Uzun boylu olan adam, mutlu” cümlesini, soru cümlesine çevirerek “Uzun Boylu Adam Mutlu mu?” diye soruyor, ve Gondry ile Chomsky arasında süren giden soru cevaplarla film de akıp gidiyor. Gondry, kendisinin de söylediği gibi ödevini iyi yapmış doğrusu. O halde seyirciden de yıldızlı bir “Aferin”i hak ediyor.

İşte O Film

  • Uzun Boylu Adam Mutlu Mu?

    Uzun Boylu Adam Mutlu Mu?

    Bir dizi görüşme arasında, Michel Gondry Noam Chomsky’in teorilerini örnek alıp, Gondry’nin yaratıcılığını ve hayal gücünün Chomsky’nin entelektüel titizliğine nasıl hizmet ettigini anlattığı bir belgeselde animasyon haline getirdi. Chomsky’nin bir anısı, bilim ve tarih dolu bilgi birikimi, rakipsiz ve ezici bir mantığı, ancak Gondry’nin ne kadar naif oldugunu ortaya koyan karmaşık animasyon çizimleri bulunuyordu.Chomsky ile canlı, bazen karışık, sık sık dokunaklı ve daima çok insancıl diyaloğu doğal olarak Gondry’nin nesnel animasyon yetisi ile tasvir edilir. Animasyon çizimleri kullanarak, Michel Gondry Noam Chomsky’e hem seçkin bir profesör hem de bir adam olarak izlenim vermektedir. Detaylar

Yazar

Evinç Doğan (@evinc-dogan)

Belgrad'da yaşıyor, Balkanlar'dan bildiriyor. Fotoğrafçı, gezgin, kahve tiryakisi, sinefil, göçmen ve göçebe... Okur, yazar, gezer, tozar...

YORUMLAR