Hay ben sizin ruhunuza çiçek aşısı yapayım da, çiçek açsın ruhunuz

whiplash

Amerika’da 2014’ün en çok ses getiren filmlerinden olan Whiplash, yönetmeni Damien Chazelle’nin ikinci filmi. Önce bütçesizlikten dolayı kısa metrajı çekilen, ödüllerle cesaretlendirilince de uzun metraja yapımcı bulmayı başaran film, sanki gizliden gizliye tıpkı başroldeki karakter gibi kendisi de davulcu olan Chazelle’nin öyküsü. “Hırsın azmin zaferi” temalı Whiplash‘i izlerken muhteşem oyunculuklara rağmen acı çektim, sanırım yönetmenin niyeti hiç de bunu hissetmemiz değildi.

whiplash
Filmde Miles Teller genç bir jazz bateristini canlandırıyor; henüz 19 yaşında, ailesine kendini ispatlamaya çalışan, topluma yabancılaşmış, isteklerini yerinde ve zamanında dile getiremeyen, sürekli onay ve takdir beklentisinde olan, bunları sağlama çabası haricinde de hiç yaşamıyormuş hissi veren, acı çeken yaralı bir çocuk.

whiplash
Öncesinde film hakkında yapılan yorumları okuduğumdan, seyir boyunca mutlulukla gelecek bir başarı öyküsü aradı gözlerim. Herkes filmden fazlasıyla etkilenmiş, parlak sözlerle senaryoyu yere göğe sığdıramamış ve Whiplash‘i nerdeyse okul müfredatlarına koyduracak kadar izlenilmesi izletilmesi tavsiyesinde bulunmuşken, ben tümüyle ters açıda kalarak; “evet izlenilmeli ki, değer yargılarımızı doğru şekillendirip böyle yaşatmamalı çocukları” diyebildim. Kesinlikle örnek teşkil etmemesi gereken; hırpalayıcı, çıldırtıcı, sözüm ona fişekleyici, filmin adı gibi kamçılayıcı bir müzik hocası betimlemesiyle, neticesinde ortaya çıkaracakları en kusursuz müzik dahi olsa, benim gözlerim yine de ordaki ezilmiş mutsuz çocuğu görüyor olacak.

Whiplash

Müzik sevgisi kusursuzluk çabası değildir ve başarma hırsı nasıl olur da Andrew Neyman’ın antisosyal haline rağmen itiraf edebildiği aşkı linç edebilir, müzik aşkla vardır. Savaşarak var edildiğinde onu var edeni nasıl mutlu edebilir. Kastettiğim şey ödüllerle gelen mutluluk değil, “bakın işte pislikler, ben hepinizden daha iyisini yaptım” tatminiyle gelen bıyık altı tebessüm hiç değil. Kastettiğim şey ancak pozitif hislerle imar edilebilir, demek istiyorum ki kavga ile olsa olsa yıkım gelir, erken yaşta hastalıklar gelir, ölüm gelir. İzleyin bu filmi ve böyle olmayın falan aman!

Hakkını vermeliyim ki, baştan sona her sahnesinde beni koltukta dik duruşa getiren karizmatik oyuncu J.K. Simmons, şahsına münhasır tarzıyla zor sahnelerin erbabı. Filmin mesajı kötü, oyunculuklar harika, senaryo şaşırtıcı, müzikler şahane, görüntüler parça tesirli!

WHIPLASH
Psikopatça kaleme alınmış muhteşem oyunculuklar, son sahnedeki soloda İstanbul Agop zilleri !
Yaşasın sokak müzisyenleri, yaşasın aşkla basılan notalar :)

İşte O Film

  • Whiplash

    Whiplash

    2014 Cannes ve Sundance Film Festivalleri’nin gözdesi olan film bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni diğer tarafta en iyi olmayı kafaya koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisinin hikayesi. Detaylar

Yazar

Arzu (@arzu)

Güzel film, sinemanın peşinde koşmayanlardan kendini gizler. (Tarkovski)

YORUMLAR