Only Lovers Left Alive ya da…

Romantizm, melankoli ve sanat tarihi ile marine edilmiş bir garip bohem vampir öyküsü…

sadece-aşıklar-hayatta-kalır

1992 yılında Francis Ford Coppola, Bram Stoker’ın romanından uyarladığı Dracula’sı ile vampirlerin soğuk ve karanlık dünyalarında aslında ince zevkleri olan, entelektüel varlıklar olabileceğini bizlere hatırlatmış, filmin ana teması olarak ise #Vampirlerin aşkı büyük olur! hashtag’ını bünyelerimize işlemişti. Şimdi Jim Jarmusch öyküsünü de yazıp yönettiği Only Lovers Left Alive (Sadece Aşıklar Hayatta Kalır) ile cahillik, yozlaşma, alçaklığın yükselen değerler olduğu küreselleşen zombiler çağında şövalye ruhunu kaybetmemiş son çağın Don Kişotları olarak bizlere vampir filmlerinin unutulmaz yönetmenleri listesine underground kontenjandan aday olduğunu kanıtlıyor…

sadece-aşıklar-hayatta-kalır

Adem ile Havva’nın, ya da Büyük Britanyaca karşılığı ile Adam and Eve; ilk erkek ve kadının şimdiki zamanda birer vampir olarak yaşamlarını Detroit ve Tanca’da devam ettirdiklerini, hem de aradan yüzyıllar geçmesine rağmen hala evli olduklarını düşünün. Evet aradan geçen yüzyıllara karşın birbirlerine aşıklar ve lakin birlikteliklerini vıcık vıcık bir müessese haline getirmeyip araya binlerce kilometre koyarak farklı kıtalarda yaşayıp, çok özlenildiğinde buluşmak gibi bir formülle aile ve cinsel terapi literatürünün yıkılmaz sanılan kurallarını yerle bir ediyorlar.

Detroit’te ikamet eden adamımız Adam (Tom Hiddleston), daima siyah giyen, bir sahnede evinin duvarındaki eski fotoğraflara göz attığımızda (Facebook’ta timeline/zaman tünelini dikizlemek gibi bir şey) Byron, Schubert, Edgar Allan Poe, Mark Twain, Tesla, Kafka, Joe Strummer (punk müziğin en mühim gruplarından The Clash’in ağır abisi) ve benzerleri gibi edebiyat, müzik ve bilim dallarında zamanının hem uçuk hem de arızalı elemanlarıyla arkadaşlık ettiğini anladığımız bir müzisyen, zor bulunan nadir enstrümanlar koleksiyoncusu, analog çağa takılıp kalmış borderline bir romantik ve umudunu zaman zaman kaybedip intiharın uçurumuna kadar gelen uslanmaz bir melankolik vampir olarak karşımıza çıkıyor. Tanınır ve ünlü olmakla tarihsel bir alıp veremezliği olup, doğal olarak özellikle gündüz saatlerinde gizlenme dürtüsü güçlü olan bir vampir olmasından da kaynaklanarak ortalarda görünmeyi sevmeyen gitar, lut, keman virtüözü Adam, bir yandan da kendisinden bir parça gelecek kuşaklara kalsın diye Schubert’e yaylı dörtlüsü için adagio bölümünü hediye olarak vermiş bir elemandır. Yaşadığı mekan olarak Amerikanya’nın eskiden, kaslı arabalar (muscle car) zamanında araba sanayinin gözbebeği olup şimdilerde fast food tarzda kişiliksiz tasarımlarıyla gözden düşmüş Detroit’in seçilmesi de anlamlı olmuş doğrusu. Bu arada Adam’ın filmde kullandığı 1982 Jaguar XJ-S her ne kadar bir çeşit Tesla teknolojisiyle modifiye edilmiş muscle car olsa da bir 1967 Mustang Mach 1 adamımıza daha bir yakışırdı diye düşünüyorum.

sadece-aşıklar-hayatta-kalır

Tanca’da (Fas) ikamet eden esas kadınımız Eve (Tilda Swinton), daima beyaz giyen, Adam’a göre daha iyimser, yaşamı daha çekilebilir kılan hafifliklerle kabullenmiş görünen bir edebiyat aşığı ve iflah olmaz kitap kurdu. Bazı sahnelerde iphone kullandığına şahit olduğumuz Eve günlük işleri kolaylaştıran yeniliklere daha açıktır, görüntülü görüşme gereksinimi doğduğunda Adam bu işi kablolu telefon, bilgisayar, duvar kamerası, televizyon ve bir yığın kablo ıvır zıvırı ile hallederken Eve telefonun bir tuşuna dokunarak meseleyi çözmektedir.

sadece-aşıklar-hayatta-kalır

Tanca’da yalnız değildir, Christopher Marlowe (John Hurt)’da burada yaşamaktadır. Tarihte nasıl öldüğü daha doğrusu ölüp ölmediği bile belirsiz olan Marlowe; araştırdığımızda 16. Yüzyılda yaşamış bir şair ve yazar. Doktor Faust en bilinen eserlerinden biri. Sıkı durun, kendisi “William Shakespeare” takma adıyla gizemli ölümünden sonra yazmaya devam etmiş, rivayet edenlerin yalancısıyız.

sadece-aşıklar-hayatta-kalır

Peki bu kırılgan ve hassas vampir arkadaşlar beslenme sorunlarını hala eski yöntem olan kurbanın boynuna yapışıp kan emerek mi hallediyor diye düşünecek olursanız hemen yanıtlayayım…Hayır…böylesi çok basit olurdu ve sanırım şiirsel bir manzara da oluşturmuyor. Bunun yerine kan bankalarında çalışan güvenilir kaynaklardan, temiz olduğu kanıtlanmış 0Rh negatif paketlenmiş şekilde “iyi mal” bularak karınlarını doyuruyorlar.

Kahramanlarımız bu şekilde uslu uslu yaşayıp giderken, Gezi Parkı olaylarının başlamasıyla patlayan Twitter gündemi gibi, Eve’in kız kardeşinin filmde ortaya çıkışı ile birden trend topik hale gelirler…

Tüm bu anlattıklarımdan sonra siz de kendinizi sokağa atıp “Hepimiz Vampiriz” gibi sloganlar üretecek kıvama geldiyseniz…buyurun sizi şöyle alalım…

Adam’ın müziğinden örnekler ve filmin sonuna doğru bünyeye mikrodalga fırın etkisi yapan Yasmine Hamdan şarkısı Hal için:

İşte O Film

  • Sadece Aşıklar Hayatta Kalır

    Sadece Aşıklar Hayatta Kalır

    Jim Jarmusch'tan bir başyapıt. Bu fetişist, havalı, güncel, romantik vampir dramının kahramanları Adam ve Eve (ya da Adem ve Havva). Aşkları yüzyıllardır sürmektedir, fakat son derece akıllı ve bir o kadar da ince zevklere sahip bohem entelektüeller olarak dünyanın gidişatı canlarını sıkmaktadır. Detaylar

Yazar

fikretcan (@fikretcandemir)

rock çalar gitarist...değeri bilinmemiş filmlerin usta seyreden adamı...@fikretcandemir

YORUMLAR

  1. Güneş (@gunesya)

    Bu filmin afişini geçen sene bu zamanlar Londra’da görüp merak etmiştim. Anımsattığınız için teşekkürler. Yazınızı okuyunca daha bir ilgimi çekti

    1
  2. fikretcan (@fikretcandemir)

    Kaçırmayın bence

    1