34. İstanbul Film Festivali’nden Öneriler

34-İstanbul-Film-Festivali

Bu yıl 34.sü düzenlenen İstanbul Film Festivali nihayet geldi çattı. 4-19 Nisan tarihleri arasında o salon senin, bu salon benim koşturacağız yine anlayacağınız. Hala festival programı yapmamışlar vardır belki diye kaçırılmaması gereken bir kaç film için öneri listesi hazırladım ben de, kısa kısa da yorumladım. Umarım faydalı olur. Hazır sıcacıkken buyurun efendim:

Far From the Madding Crowd: Thomas Hardy’nin “Çılgın Kalabalıktan Uzak” adlı romanının sinema uyarlamasını kaçırmak istemezsiniz.

Taxi: Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazanmış bir İran filmi. Daha ne olsun!

Citizenfour: Geçtiğimiz ay En İyi Belgesel Oscarı’nı kazanmış yapım, yılın en çarpıcı işlerinden (izledim de söylüyorum).

A Most Violent Year: Margin Call ve All is Lost’tan tanıdığımız yönetmen J.C. Chandor, bu defa New York’ta geçen bir suç dramasına imza atıyor.

Inherent Vice: Senaryo ve kostüm dallarında Oscar adaylığı bulunan bu roman uyarlaması, 1970’lerdeki bir dedektiflik hikayesini konu alıyor. Paul Thomas Anderson kamera arkasında.

Victoria: Tamamı tek çekimde bitirilmiş 140 dakikalık ilginç bir soygun filmi.

Lost River: Ryan Gosling’in ilk yönetmenlik deneyimine davetlisiniz.

P’tit Quinquin: Cahiers du Cinema yılın en iyi filmi seçti. Vardır bir bildikleri.

Jauja: Baba-kız ilişkisine yoğunlaşan farklı bir Western draması.

45 Years: 45 yıllık evlilikleri derinden sarsılan bir çiftin hikayesi var burada.

45-Years

The New Girlfriend: François Ozon’un son filmi olması görmek için yeterli bence.

It Follows: Yılın en iyi korku filmi olduğu söyleniyor. Hayatta kaçmaz.

Pride: Komedi ile dramı harmanlayan Pride, LGBT aktivistleri üzerinden hoş bir öykü kurguluyor.

’71: Bu yılın en çarpıcı ilk filmlerinden biri. Jack O’Connell başrolde. Gerim gerim gerileceksiniz.

Every Thing Will Be Fine: Suç ile vicdan arasında kalmış insanların hikayesi Every Thing Will Be Fine.

H.: Aynı adı taşıyan iki farklı kadının bir meteor faciasından sonra yaşadıklarını anlatacak yapım.

Hyena: Suç ve dramanın aynı potada eridiği esaslı bir film olacak gibi duruyor. Ben kaçırmayacağım.

Yazar

Cem Erdoğ (Pispapaz) (@pispapaz)

İyi bir kalem, sinema aşığı, PisPapaz TV kurucusu | YouTube kanal: Cem Erdoğ (PisPapaz TV) | Twitter: @cem_erdog

YORUMLAR

  1. ilker (@ilker)

    Liste için teşekkürler. It Follows ve Lost River’ı bayağı merak ediyorum.

  2. Cem Erdoğ (Pispapaz) (@pispapaz)

    Rica ederim. Söylediklerinize Victoria ve Hyena’yı da eklerim ben.

  3. Serenay (@serenay)

    Kayıp Nehir’i sonunda izleyebileceğiz, bilet bulabilirsek tabii. Önerileriniz de faydalı oldu, çok teşekkürler. İzlediklerinizle ilgili fikirlerinizi de sonrasında paylaşırsanız harika olur.