Im Keller (Ben seni sever*)

Bodrumda

Sevgili Ulrich Seidl ruhumuzun derinliklerine inmeyi yine başarmış. Bu sefer gizlemeden filmin adını Bodrumda (Im Keller) koyarak bize işareti vermiş. Kendisinin çarpıcı işleri ile ilk tanışmam komedi zannederek izlemeye başlayıp mevcut düzene ve hayatın buruk yanlarına lanet ederek bitirdiğim Paradise Love ile oldu. Akabinde hiç üşenmeden Paradise üçlemesinin diğer iki filmi olan Paradise Faith ve Paradise Hope’u da geciktirmeden izledim. Festivalde Ulrich Bey’in adını görünce neredeyse en bilinçli fim seçimimi yapıp Beyoğlu Sineması’nın yolunu tuttum.

Kendisi ve hayatın gerçekleri ile yüzleşmekte zorluk çekenler için film tanıtım yazısında yeterince uyarı mevcuttu ancak aslında bana bu film kesinlikle izlenmeli mesajı veriyordu.

Bodrumda

Neyse hikayeyi bırakayım. Film Avrupa’da ve Ulrich’in menşei itibariyle Avusturya’da farklı kimliklerin iç dünyalarına, bodrumlarına girmek suretiyle ışık tutmuş. Yansıtılan profiller bize göre pek bir marjinal ama Avrupalı’ya göre yurdum insanı mı ona karar vermek zor olmalı. Faşizmin belki de mahalle baskısı altındaki haline ve sadomazoşizmin en yalın haline filmde rastlamak çok güzel çünkü aslında çok da marjinal uzak değiller. Kendinizden bir parça bulur musunuz bilmem fakat Ulrich çok medeni Avrupa’nın karanlık yüzünü net bir eleştirellikle yüzümüze çarpmış. Yurdum erkeğinin filmde kendinden bir parça bulmaması ümidiyle…

Bodrumda

Gece evin ışıkları sönünce yanar bodrum ışıkları ve aydınlanır ruhun en karanlıkları. Perde!

*Evet ich möchte einen köfte kuşağıyım.

İşte O Film

  • Bodrumda

    Bodrumda

    Evlerinin bodrumlarını ilginç amaçlarla kullanan insanlarla ilgili çekilmiş bir belgesel film. Detaylar

Yazar

LeaveMEalone (@leavemealone)

YORUMLAR