Çok kıyaktı ya!

Batı Berlin’de şehvet ve müzik

B-filmi

Bu yıl Berlin Film Festivali’nde bolca övgü toplayan B Filmi, şahane müzikleri ve zekice hayata geçirilmiş kurgusuyla son yılların en eğlenceli film tadındaki belgeseli.

B-filmi
Tek elden çıkmamış, aynı proje içinde 3 ayrı yönetmenimiz var; Jörg A. Hoppe, Klaus Maeck, Heiko Lange.

Jörg A. Hoppe; Tonträger 58 isimli plak şirketinin, Klaus Maeck; Freibank isimli plak şirketinin kurucularından. Filmin temasının müzik olması şu durumda hiç şaşırtıcı gelmiyor artık.

B-filmi

34. İstanbul Film Festivali kapsamında Atlas Sineması’nda izlediğimiz film, finalini seyircisinin alkışlarıyla tamamladı.

B-filmi

Kurgu olmasına karşın, belgeselde eski konser görüntülerinin ve televizyon haberlerinin kullanılmış olmasından dolayı, kurgu olduğunu unutturacak düzeyde etkileyici ve gerçekçi izlenimlerle salondan ayrılmamıza sebep oldu. Sanki bu belgesele 80’lerde başlanmış, tamamlanmamış, ve bugüne taşınmış, 2015’te de son noktası konmuş.

B-filmi

Başrol kahramanımız olan Mark Reeder, 80’li yılların başında Manchester’da yaşayan bir müzik tutkunu. Adamımız büyük merakla batı Berlin’e doğru bir yolculuğa çıkıyor ve geceleri yaşayan bu şehirde keşfedeceği müzikler ve bulmayı umduğu aşk uğruna zombi gibi yaşamaktan çekinmiyor. Yakın zamanda batı Berlin’i görmüş olmamın verdiği heyecanla, Mark Reeder ‘Kreuzberg’ dedi ben hopladım, ‘Potsdamer Platz’ dedi bi gülümsedim, punk rock dediğine Berlin’de aşık olmuşluğum da varken, benim adıma tam zamanıydı bu belgeselin.

B-filmi

Sokaklar, binalar, savaş sonu yıkık görünümlerine rağmen bugünle çok tanıdık. Zaten Berlin, eski mimarisine sadık kalan, yıkım sonrası onardığı binalarda bunu yama kıvamında bırakıp, geçmişi hafızalardan silmemeyi hedefleyen, geçmişiyle hep hesaplaşan bir şehir.

B-filmi

79-89 yıllarının gençliğini; bocalamada, boşlukta, uçmuş, uyuşturucu ve alkole teslim, tedirgin ama kendini keşfe hevesli, renkli ama bedava yaşamak için ‘boş apartmanlarda’ işgalci bir çerçeveye oturturken, Berlin’de müziğin geçirdiği evrim, punk rock, tekno ve dj müzikleri, trans müzik, permalı erkekler, androjenli kadınlar resmin bütünlüğünü dolduruyor.

B-filmi
Mevcut enstrümanları reddedip; terkedilmiş tünellerin, yol altı izbe kanalların ekosunda, demirlere taşlara vurarak yaptıkları inanılmaz kayıtları duymak, yaptıkları müzikte neden İngilizce’yi seçtiklerinin tahmin bile edemeyeceğim şaşırtıcı sebebini defalarca tekrarlamaları filmin özgünlüğüydü. Bunu benden duymayı tabii ki beklemeyin, merakınız hasar almasın. :)

B-filmi

Kimler kimler var bu filmde; Nick Cave, Blixa Bargeld, Einstürzende Neubauten, Malaria, Christiane F., David Bowie, muğlak almanca sintisayzır müziği dünyada ilk sevdiren Gudrun Gut, İan Curtis, die Toten Hosen, Arzte… hatta David Hasselhoff.

B-filmi

Anlayamadığını yok eden dünya düzeninde anlaşılamamış bir gençliğin bugünlere getirdikleri, batı tarafında duvar dibine kurdukları dev bir konserle doğu Berlin’de yarattıkları uyanışı, cinselliğe bakışları, müzikleri, işgalci komün hayatları… Film sonrası Atlas çıkışı, onlar gibi “hayattaki özgün durumum nedir benim?” sorusu zihnimde dönmeye başladı.

Keyifle izledim ve sonunda salon eşliğinde yüksek sesli kahkahamı attım.

Berlin Film Festivali’nde çok ses getirmiş olan B Filmi sıcağı sıcağına İstanbul Film Festivali’nde izleyebilmiş olmanın haricinde güzel bir de sürpriz karşıladı bizi. Belgeselin ilk gösteriminden bir kaç gün sonra Asmalımescit’teki bir mekanda filmde bahsi geçen o muhteşem grupların müzikleriyle bir parti düzenlendi. Partide, filmin yönetmenlerinden Klaus Maeck ve sinema yazarı Yeşim Tabak DJlik yaptı.

B-Filmi

Partiye katılan yabancı film yapımcılarının mütevaziliği, iletişim güçleri ve güleryüzleri, işte sanat böyle adamların işi dedirtti. Sanat, tozlanmasın diye kılıflanmış, elimizin yetişmeyeceği raflara kaldırılmış belirli zümrenin tekelindeki ürünler değil, iletişim unsuru olduğunu orada kanıtladı.

B-Filmi-Berlin

Müzikler şahaneydi, yabancısı olduğum Alman müziğini yakalayabilmek için gece boyu Shazam elimden hiç düşmedi. Amatörce çektiğim fotoğraflar durumu izahta kifayetsiz kalacak ama bize hep o müzik şölenini hatırlatacak.

B-Filmi

Filmden görüntülere yer veren video ile “You need the drugs” şarkısını mutlaka dinlemelisiniz.

İşte O Film

Yazar

Arzu (@arzu)

Güzel film, sinemanın peşinde koşmayanlardan kendini gizler. (Tarkovski)

YORUMLAR

  1. fikretcan (@fikretcandemir)

    Kesinlikle seyretmem gerek,hele Die Toten Hosen varsa…mutlaka

  2. Arzu (@arzu)

    Çok abzürd, çok şahane.O dönemlerin insanları, sormuş olsalardı hiç tahmin edebileceğim gibi değillermiş.Bir de herşey bi yana, müzik şöleniydi !

    1
  3. Arzu (@arzu)

    “Tüm Berlin B-film’i konuşuyor” dedi, şu sıra Berlin’de olan arkadaşım.. Hala DVD’si yok, o yüzden hiçbiryerde yok.. Festival filmleri gösterime de alınmıyor sinemalarda.. tekrar izlemek çok zaman alacak gibi.. :(

    2
  4. fikretcan (@fikretcandemir)

    Ben de arıyorum hala…ekimde Viyana’da aramaya devam,bulursam sana da ulaştırırım

    1
  5. Arzu (@arzu)

    Keşkeee ! Ama eylül’de berlinde olmayan ekimde viyanada zor.. Snıf snıf :(

  6. Arzu (@arzu)

    Ve film Viyana’da bulunur :) çook teşekkür ederim @fikretcandemir

    1
  7. fikretcan (@fikretcandemir)

    keyifli seyirler :) @arzu

    1