Kelimelerin Bahçesi

Kotonoha-no-Niwa-kelimelerin-bahçesi

Makato Shinkai, yıllar önce 20 dakikalık filmi Hoshi No Koe ile Japonya’nın sınırlarını aşarak tüm dünyadaki anime severler arasında üne kavuştuğunda, kendisine geleceğin Hayao Miyazaki’si gözüyle bakılıyordu ama genç yönetmen uzun metrajlı animasyonlarla karşımıza çıkmaya başladığında, tarzının Ghibli animelerinden belirgin ölçüde ayrıldığı da ortaya çıktı. Kısa metrajdaki başarısını ilk uzun metrajlarında tekrarlayamadığı da düşünüldüğünde, Shinkai’in animenin ikinci büyük uluslarası yıldızı olacağı düşüncesi de artık pek dile getirilmez oldu. Ne var ki, Makato Shinkai, dehasını sergilemeye devam ettikçe, kendini unutturacak gibi değil. En çok eleştirilen filmlerinde bile seyiriciyi büyülemeden bırakmayan bu genç usta, senaryoya da kendine has çizimlerine olan özeni gösterdiğinde ortaya başyapıtlar çıkacağını hissettirmeye devam ediyor. Kelimelerin Bahçesi (Kotonoha no Niwa), Hoshi No Koe’dan beri en iyi filmi denebilir.

Kelimelerin-Bahçesi

Filmin süresinin endüstri standartlarının dışında oluşu, ne kısa, ne uzun, yönetmenin süreyi özgürce belirlediğinin işareti olsa gerek. Öykünün odağındaki parktaki buluşmaların kapladığı yer daha uzun olsa tavsar, filmin tümünde kapladığı yer de daha az olsa bu öyküye başka bir odak daha gerekir, yeni bir hikaye olurdu sanki. 46 dakika tam geliyor, ne dar, ne bol. Bir yandan da Makoto Shinkai’in önceki uzun metrajlarının öyküleri de bu sürelere daha uygun olurlar mıydı acaba diye düşünmeden edemiyor insan. Kelimelerin Bahçesi ile Shinkai belki de kendi türünü bulmuştur. Belki de, nasıl Tchekhov kısa öyküleri ve oyunlarıyla biliniyorsa, ondan Tolstoyvari romanlar beklenmemişse, Shinkai’in bir uzun metraj üstadı olmasını beklememeliyiz.

Kotonoha-no-Niwa-Kelimelerin-Bahçesi

Bu son filminde, eski formuna yaklaştığı aşikar ancak yine de Kelimelerin Bahçesi bir Hoshi no Koe olamıyor. Çok yaklaştığı kusursuzluğu nereden ıskaladığını söylemek kolay değil. Ama sanki son sahnelere kadar herşey mükemmel gidiyordu da sorun, finalin bütünün kalanına uyumsuzluğundaydı. Doğru bir bitiriş miydi? Kelimelerin Bahçesi anların derinliğinden akarak geldiği finalinde, sakinliğini delip de ticari animelerde sık rastlanan acıklı sahnelerle son buluyor. İnceliklerle dolu, sade adımlarla ilerleyen öykünün bu aşırı duygusallığa dalışı her ne kadar aykırı dursa da, Shinkai’in bilinçli bir tercihi olduğu ortada. Kusuru buradaysa eğer, filmini kusursuz kılmak yerine dilediği gibi bitirmeyi seçmiş adeta. Sona saklanan bu melodramatik sahneler ana akım anime ya da Battle Royal gibi manga ruhu taşıyan filmlere aşina izleyici için daha anlaşılır olacaktır.

koto-no-ha-no-niwa-kelimelerin-bahçesi

Rüya gibi sahneler yaratmadaki ustalığıyla Makato Shinkai her daim izlemeye değer. Kelimelerin Bahçesi’nde karakterlerine, yarattığı atmosferlerin derinliğine denk derinlikler vermeye çok yaklaşmış görünüyor. Bir sonraki işinde bizi bir başyapıt bekliyor gibi.

kelimelerin-bahçesi

İşte O Film

  • Kelimelerin Bahçesi

    Kelimelerin Bahçesi

    Ayakkabı tasarımcısı olmak isteyen Takao, okulu bırakmış ve vaktini parkta ayakkabı çizimleri yaparak geçirmektedir. Yağmurlu bir günde tanıştığı Yukino adlı gizemli kadınla sadece yağmurlu günlerde rastlaşmaya devam ederler. Detaylar

Yazar

zeze (@zeze)

YORUMLAR

  1. Melis (@melis)

    Rüyalarım keşke bu filmdeki sahneler kadar canlı, renkli ve hayat dolu olabilseydi

    3
  2. Arzu (@arzu)

    Bu yazıyı ve bu filmi nasıl olmuş da atlamışım! Madem daha özelmiş, önce Hoshi no koe’yi bulup izleyerek başlayabilirim bu yönetmenin filmlerine.