The Wire keşfetmekle bitmiyor

Hastası olduğum The Wire‘ı izleyeli yıllar oldu ama hala hakkında konuşmak, yazmak ve yeniden izlemek hoşuma gidiyor. Sıkıcı olan ilk bölümü atlayıp gerisini getirmiş ve hayranı olmuşlar için yeni keşfettiğim süper bir kırpma videoyu paylaşmak istiyorum. Henüz izlemeyenler için de en ilginç karakterlerle ilgili bir kaç çarpıcı not…

Bir sözün etkisini artırmak ya da anlamını pekiştirmek için arka arkaya söylenmesi (tautology) The Wire’in neredeyse bütün karakterlerine, konumları ve durumlarına bakılmaksızın, eşsiz bir şekilde uyuyor. Senaryo bu oyunun/düzenin varolan halini kabullendirip bir de üzerine öyle bir içimize işletiyor ki Baltimore’da olduğu gibi bu dünya düzeninde suçluların, katillerin ve onlara hem karşı duranların hem de destekleyenlerin hep varolacaklarını biliyoruz. Bunu da karmaşık konuların içinde çok yalın ifade edebiliyor (“It is what it is!”, “The game is the game, yo”).

The Wire benim için gelmiş geçmiş en iyi dizi. Bunu değişterebilecek bir yapıma bir kez daha denk gelsem bile bu serinin gözümdeki değeri değiştirilemez. Senaryodaki muazzam ince işçilik oyuncuların hepsinde gözlenebilen gerçekçilik muhteşem bir uyumla birleşmiş. İyi ve kötü kavramlarını tepetaklak yaparak sorgulayan ve kurduğumuz toplumsal düzenin bütün çarpıklıklarını Baltimore’un uyuşturu çeteleri, kanunsuz iş yapanlar, polisler, gazeteciler, avukatlar ve politikacıları özelinde anlatıyor.

Küçük rollerin büyük çoğunluğunda bile gerçekte Baltimore’da yaşayan uyuşturucu kullanıcıları, satıcıları ve onları zamanında tutuklamış polis memurları oynuyorlar.

The-Wire-Kima

Kadın polisi canlandıran Sonja Sohn küçükken uğradığı polis şiddetinden dolayı uğradığı travmanın izlerini hala taşıyan bir oyuncu. Dizinin çekimleri sırasında, özellikle ilk sezonda repliklerini sıkça unutma sorunu yaşamış.

The-Wire

Suçluların içinde değişik bir yeri olan Omar karakterinin sahibi Michael Kenneth Williams ise üçüncü sezon çekimleri sırasında kimseye çaktırmadan kokain bağımlısı olup çok ciddi sorunlar yaşamış. Westernlerden çıkıp gelmiş havasıyla Omar, Baltimore sokaklarında ansızın beliriveren ya da kendisi yokken ıslığı duyulan acayip bir karakter. İnanması güç olsa da Omar’ın bir hayranı da Barack Obama.

The-Wire-Bubbles

Andre Royo’nun Bubbles rolü ise bence dizinin en başarılısı. Bu karakterin hikayesinin çok büyük bir kısmı da gerçek hayattan. Bubbles (polis kayıtlarında bilinen adıyla Possum) 1960larda hırsızlık suçundan yakalanmış ve polise para karşılığı bilgi taşıyan bağımlı bir Baltimore’lu. Royo rolünde o kadar başarılı olmuş ki kendisine “sokak Oscar”ı verildiğini anlattığı süper bir hikayesi var. Çekimlerin sürdüğü fakat kameraların görünmediği bir esnada Baltimore’lu bir abi yaklaşıp “ihtiyacın varmış gibi geldi” diyerek elini sıkarken avucuna ufak bir eroin paketi bırakmış.

the-wire

Senaryonun ve karakterlerin çoğu gerçek hayattan alındığı gibi oyuncuların da özgün katkılarına izin verilmiş.

Senatör Clay Davis’in ünlü “sheeeeee-it” repliği rolü canlandıran İsiah Whitlock Jr.’a ait.

The-Wire-Snoop

Stephen King’in bir televizyon dizisinde görülebilecek muhtemelen en korkunç kadın kötü karakter diye tanımladığı Snoop, Felicia Pearson tarafından canlandırılıyor. Felicia Baltimore’da uyuşturucu bağımlısı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geliyor. Kendi ailesinden alınıp korumacı ailenin yanına verilse de Felicia uyuşturucu ve şiddet dolu ortamda yetişiyor. 14 yaşındayken kavgaya girdiği 15 yaşındaki bir çocuğu silahla iki kez vurarak ölümüne sebep oluyor. Hapisten yeni çıktığı dönemde de dizideki Michael K. Williams (Omar) sayesinde The Wire kadrosuna dahil oluyor ve oynadığı her bölümde tüylerimi diken diken edecek kadar korkutuyor.

Idris-Elba-Stringer-Bell

Kötülerin kötüsü Stringer Bell (günümüzün ünlüsü İdris Elba) hem karizması hem de gangsterlikten bir adım öteye atlayıp yasal gibi gözüken işlerde yeteneklerini kullanmak isteyen hırslı kişiliğiyle uyuşturu satıcılarının içinde ayrı bir yere sahip.

McNulty-The-Wire

ve son olarak sevimli detektifler Jimmy McNulty ve Bunk… Bu adamların başka türlü bir havaları var. Anlaşmak için sadece bir iki kelime yetebiliyor. Tek bir kelime ve onun versiyonlarını kullandıkları bir cinayet çözme sahneleri efsane. Tahmin edileceği üzere içerdiği kelimeden ötürü bağlantı paylaşamıyorum ama aranıp bulunması çok kolay.

Tüm zamanların en iyi tv dizisi ünvanına yakıştığına inandığım The Wire’ı izlememişlere tavsiye eder, hayranlarına selam ederim.

İşte O Film

  • The Wire

    The Wire

    Baltimore sokaklarında polislerin ve çetelerin sonu gelmeyen mücadelesi. Detaylar

Yazar

Oya (@oya)

Biraz okur biraz yazar. İŞTE O FİLMde kadrolu mısır patlatıcı. @oya_isteofilm

YORUMLAR

  1. Zfrzkn (@zfrzkn)

    Omar listening…

    Benim favori karakterimdi. Dizi bence de 10 numara.