Hiç güleceğiniz yoksa

Kuru-Gürültü

Kesinlikle çok başarılı bir Shakespeare uyarlaması Much Ado About Nothing (Kuru Gürültü). Filmin 10. dakikasına geldiğimde ilk düşündüğüm şey (bitirmeye bile ihtiyaç duymadan), onu arkadaşlarıma tavsiye etmek, ikincisi de onu arşivime eklemek fikri oldu. Oyuncu kadrosu bu kadar ünlü isimlerden oluşunca film adına endişeye kapılıyorum aslında, senaryo yetersiz ve isimlerle film kurtarılmaya çalışılmış olmalı hissi uyanıyor. Ama bu kez öyle değil ve karakterler de çok iyi seçilmiş. Keanu Reeves’i esas oğlan olarak bekliyordum, pataklamak isteyeceğim bi çıkıntı olarak karşıma çıktı.

Kuru-Gürültü

“Gülmeye, kahkaha atmaya hasret kaldım” diyen arkadaşın eline, hiç şüphesiz gönül rahatlığıyla tutuşturulabilir bu film. Diyaloglar çok zekice, ve hatta layıkıyla bir kelime ararsam ‘çok hınzırca’… Amelie‘deki bir kurgu sanki Shakespeare’in bu oyunundan alıntı yapılmış. Yazmayacağım ne olduğunu, ama bariz bir şekilde siz de hissedeceksiniz.

Kuru-Gürültü

Seyircilerinin filmin ilk başlarında; “nerde benim not defterim, bunu hemen not etmeliyim” dediğini duyar gibiyim, film ilerledikçe de yerini şu sözler alıyor olmalı “hangi birini not edeyim” “en iyisi filmi arşivlemek”.

Kenneth Branagh ve Emma Thompson bu filmin demirbaşları, kesinlikle her ikisi de çok başarılı oyuncular. Magazin yaparsak biraz, filmin çekildiği dönemde ikilinin bir duygusal birlikteliğinin oluşu filme de yansımış ve yakışmış. En güzel diyaloglar bu ikilinin arasında geçenler zaten.

Kuru-Gürültü

Shakespeare’in en popüler komedilerinden biri olan bu oyunun, 4 film uyarlaması yapılmış bugüne dek. Birincisi 1913 yılında Philips Smalley’in sessiz film olarak çekilen uyarlaması, ikincisi 1973’de Joseph Papp uyarlaması, üçüncüsü 1993’de Kenneth Branagh’ın sizinle paylaştığım uyarlaması. Dördüncüsü 2012’de Joss Whedon tarafından çekilen günümüz uyarlaması.

Film, Sicilya adasında bir kıyı şehri olan Messina’da geçiyor. Shakespeare’in yazmış olduğu oyunların ortak temalarından birinin evli kadınların  sadakatsizliği olduğu söylenir. Bu filmdeki erkekler de, kadınlara karşı sorgusuz yargıda bulunup, direk cezalandırmayı düşünebilecek güvensizlikteler. Oyunun adında geçen nothing kelimesi 3 farklı manada kullanılmış olabilirmiş. Biri bildiğimiz ‘hiçbirşey’, diğeri ‘noting’, yani notlaşmak- oyunda bolca olduğu gibi çiftler arası mesajlaşmak, en diğeri de o dönemdeki argo anlamı olan vajina.

Kuru-Gürültü

Tiyatral özelliğini korumuş ve onu büyük bir sahneye taşımayı başarmış olan bu senaryo, layık olduğu gibi dublajsız izlenmeli. Kitap olarak okumamıştım ama nasıl senaryolaştırıldığını anlamak merakıyla artık okumak istiyorum. Açıkcası Shakespeare’in bu kadar zekice atışmalar kaleme almış olması, daha çok şairane tarafıyla bildiğim yazar adına benim için hayli şaşırtıcı oldu. Shakespeare’in mizahını, diğer oyunlarını da okuyarak ve izleyerek keşfetmeye devam edeceğim.

İşte O Film

  • Kuru Gürültü

    Kuru Gürültü

    Shakespeare’in ünlü eserinden uyarlanan Kuru Gürültü (Much Ado About Nothing), yakında evlenecek Hero ve Claudio’nun etrafında dönen bir dizi komik yanlış anlaşılmayı konu ediyor. Detaylar

Yazar

Arzu (@arzu)

Güzel film, sinemanın peşinde koşmayanlardan kendini gizler. (Tarkovski)

YORUMLAR

  1. Özlem Bayır (@theoz)

    Gerçekten de çok keyifliydi..Shakespeare’ e saygılar efendim :)

    1
    • Arzu (@arzu)

      @theoz bu incelikli zekayı o dönemin halkına yakıştıramadıkları için, onun adını gizleyen bir saraylı ya da saraylılar grubu olduğu söyleniyor. her kimse, düşünce dünyası başka türlü özelmiş.

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu ben de izlerken”o zamanlarda da saraylılarda namusa dair olaylara verilen tepkiler böylesi ağırmıymış”diye düşündüm cidden.Bazı toplumsal kavramlar aslında hiç değişmemiş,dedirtiyor bu film.Ama müzikal bir havada estiği için hızla yumuşatılıyor;)

      1
    • Arzu (@arzu)

      @theoz okudukça ve izledikçe geçmişle bugünün benzerliklerini görmek tuhaf, bazı şeylerin değişmediğini, hiç yol alınmadığını hissetmek. batı bizden iyi durumda da olsa, dünyaca kadına endexli kavramlarla saçmalamaya devam ediyoruz.

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu çok haklısın.ne yazık ki bazı kökleşmiş kalıpları değiştiremiyoruz.”-mış” gibi yapıyor dünya..pek çok toplumda yaygın ataerkil yapının değişmezliğini koruma çabası belki de..cinsiyete dair eşitlikçi gibi görünen sahte medeniyetçi zırvalar..

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu Zorba filmindeki o korkunç sahneyi de bilirsin.Erkeklerin kadına yapılan zulmü kayıstsızca izlemesi,özellikle aşık olan adamın sevdiği kadına yapılan zulme karşı kayıtsızlığı beni şaşkına uğratmıştı…

      2
    • Arzu (@arzu)

      @theoz duygusal zekası gelişen erkekleri sözümden dışarı tutuyorum ama onun harici kısmının tek gayesi döl yaymak,hatta sadece cinsel dürtülerle yaşıyorlar.Çoğu, yavrularını boğan erkek kediler gibiler, ama zorlama bir babalık figürü oturtmuşuz.

      1
    • Arzu (@arzu)

      @theoz İnsanı gereğinden fazla ciddiye aldık belki de.Bu davranış şekli yüzünden,kadınlar da stratejiler geliştirip birbirleriyle ağır rekabetlere tutuşmuş.Zorba’da da olan o toplumun hasta bakış açısını yaratmışlar.Kadınlar kendi bacaklarına sıktı.

      1
    • Arzu (@arzu)

      @theoz o yüzden artık,bu erkek-kadın eşitsizliği düşüncelerinin zemininde kadının olduğuna inanıyorum.kadınlar rekabet uğruna çirkin kavramları beslediler,yaydılar ve buna ısrarla devam ediyorlar.birbirlerini gözlüyor ve sürekli envanter topluyorlar.

      1
    • Arzu (@arzu)

      @theoz @theoz ben daha kıymetliyim algısı yaratmak için basit,uydurulmuş,emeksiz sebeplere ihtiyaç duydular,çünkü bu daha kolay ve hızlı sonuç verecekti.sadece ‘kendi’leri olmalarından ötürü,bir başkası tarafından sevilebileceklerine de inanmadılar.

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu ben öğrenciyken bile proje ödevlerinde ya da saha çalışmalarında sadece kadın konularını işledim.köylere gittik araştırmalar yaptık ve şu inanılmaz bir gerçektir ki,pek çok konuda kırsalın kadınları kentsel kadınlara göre ciddi ölçüde bilinçli..

      2
    • Arzu (@arzu)

      @theoz zorlukları yaşayanların mücadele gücü,alternatifleri sorgulama yeteneği gelişiyor.ama bu bile genellenemez sanırım.zorluklara karşın,erkeği yücelterek yaşama hakkı kazanabileceğini düşünenler çoğunlukta gibi.hayatta kalmak için türlü türlü yollar..

      1
    • Arzu (@arzu)

      @theoz baskıcı rejimlerin en kararlı savunucularının kadınlar olduğunu fark ettiğimde hissettiğim o tarifi zor duyguya getirebildiğim tek izah bu oldu.herşey kadınların gerçek sevgiden uzaklaşıp, sahte ve kolaycı bir düzen kurgulamasıyla başladı.

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu Söylediklerine katılmamak elde değil.Öte yandan kadın aslında düşünsel anlamda kendini aştı,pek çok alanda söz sahibi olma gayreti içinde ancak tek sıkıntı taraftar ya da kitle edinememesi.Bu da yeni,kalıcı ve egemen düşünce yapısını oluşturamıyor..

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu Çünkü düşünsel anlamda eğitilmemiş yahut kendini eğitmemiş bir kadın kitlesiyle de baş etmek durumunda.o kitle de ne yazık ki popüler kültürün içinde hiç kafa yormamış hatta düşünmeyi unutmuş bir kitle..

      2
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu esas o kitleyi harekete geçirebilse yeni dünya kadın modelini harekete geçirmeye yeterdi.Fakat baksanız sosyal medyada örneğin,spesifik bazı kadın olaylarında iki satırla muhalif olabiliyorlar,ancak sadece o kadar bir tepkisellik var.Gerisi yok!

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu ve eminim ki çok fazla sorun yaşayanlar da var ancak sessiz kalmayı tercih edip var olan düzene,rejime boyun eğme yolunu seçme gibi ucuz ve kolaycı bir mantıkla devam eden yaşamlar söz konusu.

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu sadece kapasiteleri ölçüsünde duygu durumlarını yaşayış ve kabulleniş söz konusu.kendi küçük dünyalarında bir adım öteye gidemedikleri senin de dediğin gibi ucuzlaşan duygular,kendi kimliğinin farkında olamayışla süregiden bir yapısal bozukluk hakim

      1
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu oysa ki kadın,her çağda geriden gelen bir hareketi başlatan bir güce sahip olmuş,etkisi baki ve saygıdeğer olmuştur.fakat ne yazık ki günümüzde herşeyin yozlaşmasıyla farkındalık yaratabilen ve bunu ciddi ölçüde yaşayabilen kadın kitlesi azınlıktır.

      2
    • Özlem Bayır (@theoz)

      @arzu duygusal beklentileri,evliliklerinde dahi yaşadıkları sorunlara bakış açıları,maneviyatları,gözlemleri,gündeme dair takip ettikleri vs. bakınca fark yaratır.ancak onları geri planda tutan yaşam şartları,eğitim düzeyleri,vs .yani imkansızlıkları…

      1
    • Arzu (@arzu)

      @theoz tuhaf olan iyi koşullara sahip kadınların da bunu yapması, hayatın dışında samimiyetsiz düzenler içinde kurgulanmış hayatlar.duyarsızlık ve cinsiyetçi söylemler..hayvanlar aleminde erkekler kavgaya tutuşurken, biz de kadınlar rekabet halinde.

      1
  2. metover (@metover)

    İyi seçim, iki kez izlemiştim. Zaten işin içinde Shakespeare varsa kaçırmamalı.

    2
  3. metover (@metover)

    OO, burda neler oluyor? Sohbetiniz takibe ve okunmaya değer sevgili arkadaşlar, bravo!

    2
  4. Daphne (@daphne)

    Bu filmi izledikten sonra Kenneth Branagh’ın kuyruğundan ayrılmadım. Film mükemmeldi. Oyuncular için tek kelime edemem. Uyarlama yapmak hele de Shakespeare’den günümüze uyarlamak oldukça riskliyken ortaya harika bir yapım çıkmış.

    1