Filmekimi 2015’de Kaçırılmaması Gereken Filmler

filmekimi

Sinemaseverler olarak her yılın Ekim ayını iple çekeriz çünkü bence yılın en keyifli festivali Filmekimi bu zaman diliminde görücüye çıkar. Bu sene 3-11 Ekim tarihlerinde düzenlenecek organizasyon için yine oldukça heyecanlıyız. Peki festivalde hangi filmler öne çıkıyor? İşte sizler için derlediğim 10 önemli yapım.

CAROL
Velvet Goldmine, I’m Not There ve Far From Heaven gibi önemli filmlerin yaratıcısı Todd Haynes’in yeni filmi Carol oldukça iddialı görünüyor. Cannes’da Rooney Mara’ya en iyi kadın oyuncu ödülünü getiren yapım, Akademi Ödülleri’nin de en büyük favorilerinden.

DHEEPAN
Zorlu rakiplerinin arasından sıyrılarak Cannes’da Altın Palmiye’ye uzanan Dheepan herkesin radarına mutlaka girmeli. Yönetmen koltuğunda Fransız Jacques Audiard’ı görmek heyecanlanmak için yeterli.

KNIGHT OF CUPS
Bir filmin kamera arkasında Terrence Malick varsa fazla konuşmaya gerek yoktur. Buna bir de son iki yılın görüntü yönetimi Oscarlarını toplayan Emmanuel Lubezki’yi eklediğimizde ne kadar iddialı bir yapımla karşı karşıya olduğumuzu daha net görebiliyoruz. Christian Bale, Natalie Portman, Cate Blanchett ve Imogen Poots isimleri de cabası. Filmin enfes fragmanı her şeyi anlatıyor zaten. Kaçmaz…

YOUTH
Özellikle The Great Beauty’i izlemiş olanlar Paolo Sorrentino’nun büyülü meziyetlerini çok iyi bilirler. Yönetmenin son eseri Youth, Cannes’dan eli boş dönse de bizi çok ilgilendirmiyor. Ustanın filmini kaçırmak büyük hata olur.

THE LOBSTER
Dogthoot gibi önemli bir başyapıta imza atmış Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un son filmi The Lobster, Cannes’dan Jüri Ödülü ile dönmüştü. Yapımın oyuncu kadrosunda Colin Farell, Léa Seydoux ve Rachel Weisz gibi isimler yer almakta. Mutlaka görülmeli.

SON OF SAUL
Geçen yıl White God ile dikkatleri üzerine çeken Macar sineması, Son of Saul ile iyice atağa kalkmış görünüyor. Oscar aday adayları arasında yer alan yapım aynı zamanda Cannes’da FIPRESCI ve Jüri Büyük Ödülü’nü kazanmıştı.

EL CLUB
No ile Oscar adaylığı yakalayarak adını geniş kitlelere duyurmuş Şilili yönetmen Pablo Larrain, bu kez The Club adlı filmiyle arzı endam ediyor. Yapım yine Akademi Ödülleri’nde yarışabilmek için ter dökecek. Berlin’den gelen Jüri Büyük Ödülü merakı iyice yukarılara çekmiş durumda.

THE PROGRAM
En son geçtiğimiz yıl Philomena ile Oscar adaylığı yakalayan Stephen Frears, ünlü bisiklet efsanesi Lance Armstrong’un çalkantılı spor hayatını ele alıyor. Özellikle başroldeki Ben Foster’ın çok iyi olduğu konuşulmakta. Yapıma şans verilmeli.

ZVIZDAN
Hırvatistan’ın bu yılki Oscar aday adayı olan Zvizdan (The High Sun), Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Ödülü’nü kazandı. Akademi’nin radarına girebilir mi, bunu görebilmek için filmi kaçırmamak gerek.

DESDE ALLA
Venezuella-Meksika ortak yapımı Desde alla, Venedik Film Festivali’nden Altın Aslan ile dönünce birçok kişinin ilgisini çekti. Sırf bu ödül bile filme şans verilmesi gerektiğini gösteriyor.

Yazar

Cem Erdoğ (Pispapaz) (@pispapaz)

İyi bir kalem, sinema aşığı, PisPapaz TV kurucusu | YouTube kanal: Cem Erdoğ (PisPapaz TV) | Twitter: @cem_erdog

YORUMLAR

  1. semih bey (@semih)

    Lobster’i ozellikle merak ediyorum. Youth’a da kiz arkadasimla gidicem, ne olur ne olmaz :)

    2
  2. ilker (@ilker)

    yine süper bir derleme. ellerine sağlık @pispapaz

    4
  3. Zfrzkn (@zfrzkn)

    Ellerine sağlık Cem çok güzel olmuş biletleri almadan tekrar döneceğim buraya. Sevgiler

    2
  4. Esra (@esra)

    tam zamanında. böylesi yazılar resmen ’emergency medicine’. ihtiyaç halinde camı kırmalık.. her etkinlik öncesi kafam bir kazan çorba .

    1