Orson Welles’in en sevdiği 10 film

Binlerce sinema eleştirmeninin ve yönetmenlerin dahil olduğu Sight&Sound dergisinin yıllardır düzenlediği ankette, 1962’den 2012’ye kadar tüm zamanların en iyi filmi ünvanını taşıyan Yurttaş Kane‘in yönetmeni Orson Welles kendi sevdiği ve etkilendiği 10 filmi listelemiş.

Orson-Welles-films

Bir televizyon programına konuk olan Welles’i ilk kez gördüğümde bu ilginç ve çelişkili karakteri biraz olsun tanıyabilmek istedim. Ailesi ve tanıdıkları tarafından küçük yaştan itibaren sanatın bir çok dalıyla ilgilenmeye teşvik edilen Welles 20li yaşlarının başında oyunlar sahneleyen, yazan, yöneten, ve oynayan başarılı bir kariyere kavuşur. Oyunculuk ve sunuculuktan kazandığı paralarla kendi filmini finanse eden Orson Welles çok üretmiş ve ölümüyle yarım kalan bir çok proje de bırakmış. Bir yandan 1930’larda ve 40’larda Amerikan solcularının sözcüsü olarak bilinen ve ırkçılığa karşı ciddi savaş veren, öte yandan da kadınlara karşı çok acımasızca eleştiri ve genellemelerde bulunan Orson Welles’in aynı kişi olduğuna inanması da zor.

orson_welles

1941 ve 1950 yılları arasında Hollywood için yedi film çektikten sonra yönetmen olarak bağımsız kalma isteği ve sinematik ilgileri onu Hollywood için finansal olarak kötü bir yatırım haline getirir. Ününü doya doya yaşadığı Roosevelt dönemi bitip savaş sonrası Amerikan sağ görüşün hızını aldığı zaman Welles ülke değiştirmeye karar verir. Yurttaş Kane‘in yayınlanmasından 1956 yıllarına kadar FBI tarafından sürekli takip edildiğini ve hakkında hazırlanan uzun raporlarda Orson Welles, komünist ve ulusal güvenlik için tehdit olarak belirlenmiş. Uzun yıllar Avrupa’da yaşadıktan sonra hakkında açılan davalar da olsa Amerika’ya dönen Welles, 1985 yılında Los Angeles’da kucağında daktilosu ile kalp krizinden ölmüş. Sihir numaralarına meraklı olan ve bir sihirbaz olarak anılmak isteyen Orson Welles, ana kahramanı filmin en başında öldürebilen ilginçliği, politik duruşu ve özellikle Yurttaş Kane ile yarattığı farklılık ile merak uyandıran bir karakter.

Aynı istek ve çaba ile yazan, yöneten ve oynayan bu yetenekli insan 1950’lerde bir röportajda en sevdiği filmleri listelemiş. Bu listeye, ilham aldığı bilinen Grand Illusion/Harp Esirleri ve Yurttaş Kane‘i hazırlarken tekrar tekrar izlediğini belirttiği Stagecoach filmlerini eklemesi pek şaşırtıcı olmamış. Yönetmenin en sevdiği 10 filmin bir çoğu sessiz sinemanın ve kendi türlerinin ilk örnekleri. 

1. City Lights / Şehir Işıkları (Charlie Chaplin)

şehir-ışıkları-

2. Greed / Hırs (Erich von Stroheim)

hırs

3. Intolerance / Hoşgörüsüzlük (D.W. Griffith)

intolerance_

4. Nanook of the North / Kuzeyli Nanook (Robert Flaherty)

kuzeyli-nanook-

5. Shoe Shine / Kaldırım Çocukları (Vittorio De Sica)

kaldırım-çocukları-shoe-shine

6. The Battleship Potemkin /Potemkin Zırhlısı (Sergei Eisenstein)

battleship-potemkin-

7. La Femme du Boulanger / Fırıncının Karısı (Marcel Pagnol)

fırıncının-karısı

8. Grand Illusion / Harp Esirleri (Jean Renoir)

Harp-esirleri

9. Stagecoach / Cehennemden Dönüş (John Ford)

cehennemden-dönüş-

10. Our Daily Bread (King Vidor)

Our-Daily-Bread

Yazar

Melis (@melis)

YORUMLAR

  1. qemal (@qemal)

    Bunlarin hepsi klasik galiba? :)

    1
  2. Melis (@melis)

    Fırıncının Karısı gibi pek övgü almamış filmlerin de bu listede olması ilginç ama Harp Esirleri gibi bir klasik ve Kuzeyli Nanook gibi türünün ilk örneği antropolojik-sessiz-belgesel ile bir denge sağlanmış.

    2