Eğlenceli bir film: The Big Country

            The Big Country, eğlenceli diyalogları ve sonu sürprizle biten bir film.

Kabadayı sığır çobanlarının, tütün çiğneyerek, sağa-sola tükürüp, kafaları çekip ve kendini daha güçlü hissetmek için başkalarına karşı alaycı olmalarını tasarlayabilirsiniz.

William Wyler –bence- epeyce nazik davranarak işi bu kadarla bırakıyor.

Ama siz daha fazlasını tasarlayabilirsiniz; bu adamların haftalarca duş yapmadan teke gibi koktuklarını, tıraş olmayıp, hart-hurt bacaklarının arasını kaşıdığını, uluorta osurduklarını düşünebilirsiniz.

 

 

Jim Mckay karakterini oynayan Gregory Peck  “The Big Country” dedikleri ve orda, herkesin çok büyük sandığı, her şeyin maçolukla, yumruklarla çözüldüğü, herkesin korkusuz havalarda dolaştığı bir kasabaya gelir.

Giydiği kıyafetlerle, kavgadan kaçınmasıyla herkesin bir anda züppe ve korkak olarak gördüğü biri – çocukların bile arkasından kıs-kıs güldüğü- olarak hemen göze çarpar.

Yöredeki büyük çiftlik sahiplerinden birinin kızıyla nişanlıdır aslında ve bir süre sonra nişanlısı bile hor görmeye başlar Bay Mckay’i.

 

William Wyler’ın Roma Tatili, Ben-Hur, Hayatımızın En Güzel Yılları gibi pek çok nitelikli ve ödüllü filmi var.

12 adaylık ve 3 akademi ödülü sahibi.

Bu arada – reklama girer mi bilmem ama- www.izlebizle.net diye bir site var ve büyükçe bir klasik film arşivine sahip.

Film Kategorileri, Oyuncu, Yönetmen şeklinde arama şeçenekleri var.

“EsKo” diye birine herkes bol-bol teşekkür ediyor orda.

Gerçi ben henüz teşekkür etmedim ama etmeyi planlıyorum.

 

Başrollerde Gregory Peck, Jean Simmons, Carroll Baker, Charlton Heston var.

Bence izlenmeye değer bir film, (Ben şimdi tekrar izlemeye başladım bile) hazır hafta sonu da gelmişken…

 

İşte O Film

  • The Big Country

    The Big Country

    Vahşi batıya gelen bir adam kendisini değerli bir toprak parçası için kan davasına tutuşmuş iki ailenin arasında bulur. Detaylar

Yazar

metover (@metover)

Masumiyet çağım geride kaldı...

YORUMLAR