İlham veren tek şey kitap okumak

“Bana ilham veren tek şey kitap okumak” diyen Alex Ross Perry tarafından yazılan ve yönetilen bir film ‘Listen Up Philip’.

 
35. İstanbul Film Festivalinde de gösterime girmiş olan, farklı bir Amerikan yapımı. Farklı çünkü, yönetmeni Amerikan bağımsız sinemasının yaratıcı, yeni seslerinden biri. 4-5 yıl öncesinde olsa bu filmi sevmeme olasılığım çok yüksekti. Herşey değişiyor, bugün sevdim.
 
Başroldeki erkek oyuncu Jason Schwartzman, asap bozacak kadar ifadesiz bir tip. Oyunculuğunu seviyorum, mevzuyu ciddiye almama sebep olan tuhaf bir havası var. 
Elisabeth Moss da, aşırı gerçekçi yüz ifadeleriyle dahi çok güçlü bir etki bırakıyor.
 
Filmde kullanılan dış sesin yardımıyla senaryo bas bayağı kolaylaştırılmış. Hikayeye katkı veren o dış ses sayesinde, bir çok his; ifadelerle, mimiklerle, diyaloglarla kasılmadan, gün yüzüne dökülmüş. Bu şekilde olan filmler kitap okuma hissi de uyandırıyor, çünkü boşluklar tümüyle dolmuş oluyor. 
 
Film, yazar dünyasıyla ilgili görünse de, bende bıraktığı soru “düşüncelerimizi, bir dakika sonra bile değişime açık olduğu halde ilk anda dile getirebiliyor olsaydık, hayatımız nasıl olurdu?”. 
 
 

 

 

İşte O Film

  • Bana Bak Philip

    Bana Bak Philip

    İkinci romanının basılması bekleyen Philip etrafındaki kalabalığa, seslere hatta kız arkadaşına tahammül edemez olmuştur. Detaylar

Yazar

Arzu (@arzu)

Güzel film, sinemanın peşinde koşmayanlardan kendini gizler. (Tarkovski)

YORUMLAR

  1. metover (@metover)

    İzlemeli…

    • Arzu (@arzu)

      @metover merak ediyorum sever misiniz :)

      1
  2. metover (@metover)

    Yazının başlığı beni yakalamıştı, neden filmi de yakalamasın:)

    1
    • Arzu (@arzu)

      @metover arıza biraz, sevilmemesini anlayabilirim.

      1
  3. metover (@metover)

    @arzu Galiba aklıma “Listen Up Marlon” gelmişti.Belgeselde kısık sesiyle, mırıldanarak konuşması, ağlaması, dramatik yüzü ve öldüğünde bir köşe yazarının “Sinema’nın Tanrısı öldü” beyanını anımsıyorum…

    1
  4. metover (@metover)

    …Bazen hiç bir şey kişisel olmuyor, söylediğin ya da yaptığın bir şey başka hayatları, insanları da etkiliyor.

    1
    • Arzu (@arzu)

      @metover @metover ben de böyle düşünüyorum, herşeyin bir yerlerde öyle ya da böyle illaki tezahuru var. kayda değmez hiçbirşey yok aslında, kötü dahi olsa, ya da incir çekirdeği kadar da olsa.. hayatlarımız kocaman birer etki tepki abideleri..

      1
  5. metover (@metover)

    Filmin özeti: (Bir parti…) Genç bir kadın Philip’e yaklaşarak sorar – Affedersiniz burda çöp var mı? Philip -Evet, bak burdayım… 1.65 boyunda, beyaz, sakallı, huysuz, nevrotik bir yazar… Yine de sevdim filmi.

    1
    • Arzu (@arzu)

      @metover sevdiğim diyaloğu sen de yakalamışsın.

      1
  6. metover (@metover)

    O cümle hayatının özeti gibi; bir yazar duyarlılığı taşımıyor davranışları, iyi davranışlara, sözlere karşı kibirli bir tutum sergiliyor ezikliğini gizlemek için. İyi şeyler yakalıyorsun:)

    1
  7. metover (@metover)

    Wes Anderson’la tanıştırdın beni; geçen gün yine Jason Schwartzman’ın oynadığı Rushmore’yi izledim.

    • Arzu (@arzu)

      @metover onu izlemedim, önerir misin?

      1
  8. metover (@metover)

    Aslında genç erkek- yaşlı kadın teması içindi. Ama umduğum gibi çıkmadı tam, kötü değildi yine de. İzlenir bir film. Hem sen Wes Anderson filmlerini seversin.

    1
    • Arzu (@arzu)

      @metover bir bakayım o zaman

      1
  9. cihanoz (@cihanoz)

    iyi yazi, kotu film

    1
    • Arzu (@arzu)

      @cihanoz :) buna hazırlıklıydım