ŞEYTAN SEVİLİR Mİ? (Lucifer 2015) Part 2

Lucifer’in ademoğlu üzerindeki manipüle eden etkileri ve çocuk oyuncağına dönüştürdüğü kriminal olayları çözme becerisi bir süre sonra fahri dedektiflik ünvanı almasını sağlıyor.

Şüphesiz ki Lucifer’i bir süper kahramanmışcasına zevkle seyretmemizi sağlayan güçlerinden biri de ölümsüzlüğü. Karşılaştığı bütün fiziksel darbelerden kolayca sıyrılıp tekrar dirilmesi onu bir seyirci olarak devamlı bir ilgiye maruz bırakmamızı sağlıyor. Ancak derin duygular beslemeye başladığı ve asla mental etki altına alamadığı Victoria’s Secret meleği Becker’a karşı direncinin düştüğü hatta yanındayken eline kıymık batsa yaralanıp kanamasına akıl sır erdiremiyordu. Bunun için de hemen bir sure koyuveriyorum şuraya.

(2/BAKARA-34: Hani meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişlerdi. O ise şiddetle kaçınmış, büyüklük taslamıştı ve kafirlerden olmuştu.)

Bu noktada insan düşünmeden edemiyor. Hollywood’un aşk dediği güçsüzlük aslında gecikmiş bir kehanet midir? Aslında Lucifer’i ademoğluna boyun eğmesini bir fani duygu durumu mu sağlamıştır?

Şimdi işler güzelleşiyor deyip heyecanla episode’ları izlerken sezon sonu geliyor. Şimdi bu dizinin bize önermesi nedir diye sorduğumuzda karşımıza gelenler satanik eylemler mi? Yoksa topluma ayna tutma klişesi mi? Lucifer’in bile yer yer isyan ettiği insanoğlu aptallıkları ve adalet askeri haline dönüşmesi bir ütopya mı? Sonuç olarak biz burada kahramanı mı seviyoruz yoksa şeytanı mı? Sevsek çarpılır mıyız? Sevmesek mi? Ateistler bunu da bi açıklasın. Tşk

İşte O Dizi

Yazar

Tuğçe Çotuk (@tugce-cotuk)

YORUMLAR

  1. aysesel (@aysesel)

    Lucifer i oynayan abiye, cok sevimli bir Ingiliz dizisi Miranda dan beri hastayimdir. Ordaki tatli, sapsal, romantik karakterinden sonra Lucifer haline zor alistim.

    2