Hayatin Labirentleri

Agirliksiz bir dunyanin heybetli, ciplak, vurdumduymaz duvarlari. Bu duvarlarin arasinda yolunu arayan pur telas, umutlu, kizil bir kus. Bu kusun inandigi, kucakladigi, teslim oldugu islah olmaz hisler. Bu hislerin sakidiklari tatlidan tatli, buyuleyen, ilahi sarkilar. Bu sarkilari dinleyip dans eden ne idugu belirsiz bir abdal. Bu abdalin fisildadigi ne idugu belirsiz, belki hos, belki bos sozler. Bu sozleri isitenlerin ayiplayan, kinayan, ofke duyan degerleri. Bu degerlerin tepkilerle ordugu heybetli duvarlar. Bu duvarlarin arasinda kanat cirpan kalpler.

Inandigi degerlerin yarattigi labirentin icinde kaybolmus iki adamin coken duvarlara olan isyani mi “Balikci Kral”, yoksa enkazin ustune tirmanip ufukta dogmakta olan gunese sarilma cabasi mi? Basariyi sahip olduklari ile olcenlerin yakasini bir turlu rahat birakmayan kaygilari, bicak kadar keskin, kaya kadar agir talihsizliklerle ile islemis ve bunu birbirinin antitezi olan iki perspektifti sentezleyerek izleyicinin takdirine sunmus, hem de kapitalizmin insani umursamayan onceliklerini sert, ama eglenceli ve hafif, bir uslupta elestirerek. “Sahip olduklarini” yitirdikten sonra depresyona dusmus bir adam ile sokaklara dusmus bir adamin yasam kalitelerini kiyaslatan bakis acisini, dramanin sivri mizraklari ile durtmeden izleyiciye vermesi, bu guzel komediyi sucluluk duygusunu somurerek benzer seyleri anlatmaya calisan diger filmlerden ustun kiliyor.

İşte O Film

  • Balıkçı Kral

    Balıkçı Kral

    Terry Gilliam’ın mutlaka izlenmesi gereken komedi şaheserinde Robin Williams, Jeff Bridges, Amanda Plummer ve Mercedes Ruehl rol alıyor. Williams, şatolarla, Kızıl Şövalyelerle ve başı dertteki genç kızlarla dolu bir hayal dünyasında yaşayan evsiz tarih profesörü Parry’yi canlandırıyor. Bridges ise, kontrolsüz ukalalığı yüzünden bir trajediye neden olarak kariyerini bitiren New York’un bir numaralı radyo DJ’i Jack rolünde. Parası ve beklentisi tükenen Jack’i, hiç beklenmedik biri felaketten kurtarır: Parry. Balıkçı Kral’ın muhteşem hikâyesi; mizah, kalp kırıklığı ve büyüleyici bir aşkla dolu modern bir kefaret ve Kutsal Kase arayışını gözler önüne seriyor. Detaylar

Yazar

Guner (@gunerak)

Bir film seridi gibi gececekse hayatim gozlerimin onunden, gormeye doyamiyacagim bir film olsun.

YORUMLAR

  1. Serenay (@serenay)

    Hemen alıyorum izleme listeme.

    2
  2. metover (@metover)

    Muhteşem bir film! Amerika’da popüler bir radyo anarşistinin sebep olduğu olaydan yola çıkılarak yapıldığını anımsıyorum. Yanılmıyorsam radyocu yargılanmıştı. Terry Gilliam bağımsız bir yönetmen ve 12 Maymun, Brazil gibi filmlerin de yönetmeni.

    6
  3. metover (@metover)

    …Monty Python grubu üyesi aynı zamanda.

    1
  4. Kemik kadın (@kemikkadin)

    mutlaka izlemeliyim

    2
  5. Arzu (@arzu)

    yine filmine doğru çeken bir yazı, listem kabarsa da izleneceklerin ilk sıralarına sıkıştırdım..

    3
  6. gaplan (@gaplan)

    Az önce başladım izlemeye, bu site bana fena şeyler yapıyor :) şikayet edicem sizleri. işimi yaptırmyorsunuz bana .

    6
  7. Serenay (@serenay)

    Son zamanlarda izlediğim en coşkuyla dolu film. Acılarıyla yüzleşip,af dileyerek umutla bir güneşe sarılma çabası diye yorumladım. Her sahnesi başka bir aydınlanma yarattı bende. Şahaneydi,çok teşekkürler.

    1