Kaçıranı kaçırmaya çalışırken kaçan olmak. Part 2

Amerikanın kutlanası günlerinden birinde evden zar zor çıkan anne oğluyla bir markette hapisten yeni kaçmış feci şekilde aranan ama bir o kadar da terli abimizle karşılaşır. Abimiz bir şekilde bunlarla beraber eve gelir yani onları kaçırır. Eve girişleri ile filmdeki kadraj planları da değişmeye başlar. Önceleri kadrajın iki köşesine ya da ortasına konumlanan anne ile oğula artık abimiz de eşlik etmeye başlar. Görüntü yönetmenliğini şahane planlandığını çok rahatlıkla söyleyebilirim.  Filmin kırılma noktasına kadar yani çocuğun terkedilme olasılığı ortaya çıkana kadar anne ile abinin yakınlaşmalarını evin ergen oğluyla aynı anda görüyoruz. Onun duyduklarını duyuyor ikisi arasındaki diyalogu çocuk ortada yokken duymuyoruz. Bu hikayeyi çocuğun tarafından dinliyor oluşumuz zaten dış sesten kabak gibi ortada. Peki bu hikayede kaçıranına aşık olan anne ve terkedilmekten korkan çocuğun arasına giren terli abinin yeri ne.

Çocuk babası tarafından erken yaşta terkediliyor. Ev sahipsiz ve eksik aynı annesi gibi. Abinin gelişi ile  önce evin hasarları gideriliyor sonra da annenin ruhundaki çatlaklar kapatılıyor. Çocuğun terkedilme hissi ise aslında yeni baba figürüne karşı Oidipus kompleksinden hareketle bir nevi bariyer olma çabasını doğuruyor. 

Filmdeki referanslar, flashbackler karakterlerin suça meyillerini haklı çıkarma çabası içerisinde. Ortalıkta bir cinayet var ama adam haklı. 

Kadın kanuna karşı gelicek ama o da haklı.

E çocukta onlarla kaçmaya çalışıyor çünkü diğer ideal ailesi bok gibi. Çocukta haklı beyler

Devamı Part 3’te :) durduramıyorum kendimi yazıyorum pardon

Yazar

Tuğçe Çotuk (@tugce-cotuk)

YORUMLAR