Alıp başını gidebilsen

Alip basini gidebilsen uzaklarda bir diyara, soyle gunesin keyifli, yagmurun bereketli, yemisin etli, dudaklarin balli, meltemlerin tatli, ciceklerin nazli, gunlerinse canli mi canli oldugu huzur dolu, mutluluk dolu ama suprizli anlara gebe, renkli bir yerlere. Kirabilsen ruhuna vurulmus parangalari umuttan yapilmis bir balyozla ve parcalayabilsen icine hapsedildigin gorunmez kafesi meydan okuyup ustune coreklenmis tum beklentilere, tum dertlere, tum agirliklara, hatta insani serseri yapraklar gibi oradan oraya savuran zamane ruzgarlarina bile. Efendim, yani ozgur olabilsen; kimseye, hatta kendine bile hesap vermeden; kimseye, hatta sansa bile muhtac kalmadan; kimseye, hatta yare bile baglanmadan. Vize mi lazim bunun icin, para mi, devrim mi, yoksa gelecek kaygisini hice saymis hoyrat bir yurek mi?

Peki, kendi capinda bir ozgurluk savascisinin gercek olum kalim hikayesine sorsak bu soruyu?  “Into the Wild” filmindeki gencin basini alip ciktigi yolculuk toplumun kirbacini sirtinda hissedenlere, hatta hurriyete dair zaten cok sey soylendi diyenlere bile, sempati ve empati dolu anlar yasatabilecek nitelikte. Kronolojik olmayan kurgusu, belgesel ogeleri, carpici sahneleri ile bu film ustlendigi didaktik misyonu hos gordurecek kadar guclu. Gercek bir hayat hikayesini seyirciye Amerika’nin farkli yuzlerini de gostererek veren bu film cesur kalplere radikal kararlar aldirtabilecek kadar etkileyici. Bundan yillar evvel basimi alip zorlu ama surprizlerle bezenmis benzer bir yolculuga ciktigimda ben de filmdeki berdus kahraman gibi hissetmistim kendimi. Simdi geri donup baktigimda ise ozgurlugun dusundugumden cok daha farkli bir kavram oldugunu goruyorum. Her halukarda izleyene kendi analizini yaptirtacak kalitede guzel bir film.

İşte O Film

  • Into the Wild

    Into the Wild

    Jon Krakauer'ın 1996 yılında yayımlanan kitabından uyarlanan film Christopher McCandless adındaki üniversiteden mezun olduktan sonra Alaska'da vahşi doğada yaşamaya karar veren bir gencin maceralarını anlatıyor. Türkçede Özgürlük Yolu olarak da bilinen filmin ve uyarlandığı kitabın orijinal İngilizce adı Vahşi Doğaya Doğru anlamına gelir. Detaylar

Yazar

Guner (@gunerak)

Bir film seridi gibi gececekse hayatim gozlerimin onunden, gormeye doyamiyacagim bir film olsun.

YORUMLAR

  1. İnci (@inci-ozturk)

    Kitap gibi kitap film gibi filmdi.. Yaşanmış olması da çok etkileyiciydi..

    5
  2. Arzu (@arzu)

    Özgürlüğün mümkün olduğuna inanmıyorum artık, bilinçaltımız çöp yığını gibi ve onları ordan atamıyorum.. kısmi hislerle tatmin oluyorum.. tam bir ruhsal bağımsızlık şansımız olsaydı, kaçmadan hatta, bu bizi mutlu eder miydi acaba?

    8
  3. Esin Arslan (@arsesin)

    Filmin bende bıraktığı en büyük etkiye sahip cümlesi; “bence kariyer denen şey bir 20. yüzyıl icadıdır ve ben bir kariyer istemiyorum.”

    10
  4. Arzu (@arzu)

    insanın en büyük zayıflığı kendisine ihtiyaç duyulduğu hissinin doyumsuzluğu, belki bu şekilde “neden varoldum?” sorusunu tatmin ediyor, kendisine bir anlam yükleyebiliyor.Belki sırf bu yüzden çoğu insan uzaklaşma planlarını uygulayamıyor..

    5
  5. İnci (@inci-ozturk)

    İkinize de katılıyorum.. @arzu ve @arsesin

    2
  6. İnci (@inci-ozturk)

    Bu arada bu filmle ilgili kötü bir anım da var.. Ailecek çok beğenip başka bir aile dostumuza önermiştik filmi.. 16 yaşındaki oğulları filmden etkilenip başka bir şehre kaçmıştı.. :/

    5
    • Arzu (@arzu)

      @inci-ozturk offf :/ umarım hasarsız atlatmıştır.

    • İnci (@inci-ozturk)

      Hasarsız sayılır.. Sonunda ailesiyle buluştu neyseki.. @arzu

      2
    • İnci (@inci-ozturk)

      :) Detaylar da var ama buraya da herşey yazılmıyor ki..;) @arzu

      1
    • Oya (@oya)

      @inci-ozturk Sizin kelimelerinize rağmen ben şöyle hayal ettim bu olayı: Bu filmden ilham alan genç, macera dolu bir yolculuğa çıkıyor. Kötü, terketme, kaçma kelimelerini silmişim zihnimde.

      4
    • Hazal (@hazal)

      @oya belki bundaki sorun henüz 16 yaş oluşudur, kendi 16’mı düşününce ürperdim.

      2
    • İnci (@inci-ozturk)

      Öyle düşünelim öyle olsun..:)) @oya

      1
    • Ali Öz (@ali-oz)

      @inci-ozturk harikaymış bu…üzücü ama filmi bu kadar içselleştirmek harika olan …

      1
    • İnci (@inci-ozturk)

      İçten içe hissettiğim buydu. :) @ali-oz

  7. Melis (@melis)

    Ben de gitmiştim, dönüp geldiğim de ise bu yazı ve bu film karşıladı beni… güzel de oldu.

    8
  8. Oya (@oya)

    Gitme eylemini o kadar çok seviyorum ki o his beni epey uzun süre idare ediyor gittiğim yerde. Bir de ordan istediğim zaman başka bir yere gidebilme imkanım da varsa değmeyin keyfime.

    4
    • İnci (@inci-ozturk)

      Gitme eylemini çok fazla sevip bir türlü gidemeyen ben varım.. @oya

      3
  9. Kemik kadın (@kemikkadin)

    alıp başınızı gittiğinizde, aslında döndüğünüz zamanlar için hikaye biriktirdiğinizi hissettiniz mi hiç ? fotoğraflıyoruz, yazıyoruz, belleğe notlar atıyoruz ve belki de tüm bunları birgün birileriyle paylaşacak olmanın heyecanıyla yapıyoruz.

    3
  10. metover (@metover)

    Etkilenmiştim: “Her şeyi adıyla, olduğu gibi ifade etmek” aklımda kalan cümle, yarım-yamalak…

    1
  11. Ali Öz (@ali-oz)

    Ben sevmiyorum gitmeleri,insan kaybetmekten yoruldum,çok özlediğim halde göremediğim insanlarla onlar benimle değilken bile beraberim.Gitmek yerine gezmeli insan,sevdiklerini telefonun ucuna bağlayarak en azından …

    3