Amerros Perros (2000)

Amores Perros ; satır aralarında çok çoook uzun durup düşünmemizi gerektiren, şiir tadında akıcılığı ve ağır dram unsurlarıyla bizi saran usta yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun 1999 yılında çekimine başladığı ilk uzun metraj filmi.

Ameros Perros çok sert bir film, her mideye, her beyne göre olmadığı kesin. Bize bizi gösteren bir film, bir insanın hayat içeriside edindiği rollere göre hem melek, hem de nasıl da hayvansı olabileceğini gözler önüne seriyor.Bu iki duyguyu tek bir bedende yaşatırken ve iki duygu arasında bir denge tutturmaya çalışırken nasıl da kendimizi ve başkalarını parçaladığımızı anlatıyor.

Filmin genel hatlarıyla başlayalım yine :)  Sinemanın son yıllarda sıkça işlediği  ‘kesişen hayatlar’ hikayesini ele alıyor yönetmen. Film; Meksika’da yaşayan ve farklı sosyal statülere sahip üç insanın bir trafik kazası ile kesişen, aslında birbirinden çok farklı hayatlar içinde yaşadıkları dramın aynılığını sunuyor bizlere.

Amores Perros yani; Paramparça Aşlar ve Köpekler adından da çok ortada olan bir film olma özelliğine de sahip. Filmde; hayatlarındaki insanlara aşık olan insanların en sevgi dolu ve hayvansı yanlarını izlerken, kahramanlarımızın sahip oldukları köpeklerle de olan ilişkilerini izliyoruz.Film parçalanan hayatlar kadar parçalanan bedenlerle başlıyor  ve parçalanan sadece insanlar olmuyor filmimizde köpekler de parçalanıyor! Ve hikayelerdeki birliktelikler parçalanıyor.Filmde kahramanlarımızın yeni bir hayata başlama ve bu süreçte başarılı olup olamayacaklarını,olabilenlerin neden olabildiğini,olamayanların da neden olamadıkları üzerine durup düşünme seansları sizi bekliyor.

Film bize bir kazayla yolları kesişen üç karakteri ayrı ayrı sunuyor ve bir kahramanın hikayesi bittiğinde diğer kahramanı tanımak için, kazanın başladığı güne tekrar gidiyoruz.Filme ilk öykünün kahramanı Octavio ile başlıyoruz. Octavia ağabeyi, annesi, ağabeyinin eşi ve çocuğu ve köpeği Cofi ile aynı evi paylaşıyor. Ve ne yazık ki ağabeyi Ramiro’nun karısı Susana’ya fena halde aşık.Bu aşkı uğruna da köpeği Cofi’yi dövüştürerek kazandığı parayla şehirden kaçıp Susana ile yeni bir hayata başlamayı arzuluyor.Ve bu yeni hayata başlama arzusu içinde paramparça olan Octavia’nın savruluşunu izliyoruz.

İkinci öykünün kahramanı ise ünlü model Valeria.Valeria sevgilisi Daniel’le yeni bir hayata başladığı gün kazayı geçiriyor, kaza sonucunda da vücudu mesleğini sürdüremeyeceği biçimde zedeleniyor. Evden çıkamadığı ve kimselerin onu aramadığı boğucu nekahat günlerinin tek yoldaşı köpeği Ritchie’yi, kaçıverdiği döşemenin altından (bedeninin ona izin verdiği ölçüde) çıkarma çabası içinde düştüğü acınası durumu izlerken klişedir ama; “ne oldum değil,ne olacağım diyeceksin” söylemi de zihninizde yankılanmıyor değil!

Üçüncü kahramanımız ise;Octavio ve Valeria’nın yaşadığı kazaya tanklık eden El Chico oluyor. El Chico kaza yerine gelen görevlilerin arabadan çıkarıp yola bıraktıkları Cofi’yi sahiplenmesiyle başlıyoruz onun hikayesine.Yaşadığı terkedilmiş binada baktığı bir grup sokak köpeğinin arasına katıyor Cofi’yi de. Eski bir gerilla El Chico, şimdi ise kiralık bir katil, dağa çıkarken terk ettiği kızıyla yeniden ilişki kurmanın yollarını arıyor hikayesi boyunca.El Chico’nun parçaladığı aileler, elleriyle son verdiği hayatlar sayesinde kazandığı paralar cebinde, katil köpeği yanında yeni bir yaşama doğru yürüdüğü final sahnesi ise filmin en çarpıcı bölümlerinden biri! Sadece onun başarabilmesinin nedeni belki de, yaşam ateşinde adamakıllı pişmiş, çelik gibi sertleşmiş olması, ama onun da duyguları, büyük acıları var. Geçmişte inandığı ideoloji uğruna, hapisten çıktığından beridir ise, inançsızlığı sayesinde gözünü kırpmadan adam öldürebiliyor ama Cofi’nin başına dayadığı silahını ateşleyemiyor. Cinayetlerle ilgili hiç suçluluk duymuyor ama kızıyla ilgili vicdan azabı öylesine büyük ki bedenine sığmıyor.

Ve hayat bazen bazıları için çok daha vahim senaryolar yazabiliyor, dedirten bu filmi izlemeden geçmeyin derim ben :)

İşte O Film

  • Paramparça Aşklar Köpekler

    Paramparça Aşklar Köpekler

    Meksiko'da yaşanan bir trafik kazası üç farklı olayı birbirine bağlar. Olaydaki karakterlerin ortak noktası hepsinin sevgi adına pişmanlık, kayıp ve hayatın acımasız gerçekliğiyle baş etmeye çalışıyor olmalarıdır. Detaylar

Yazar

Esin Arslan (@arsesin)

Okumak,izlemek,dinlemek ve son nefesime kadar yazmak...

YORUMLAR

  1. Serenay (@serenay)

    Bir kez daha izlemeli,uzun zaman oldu. Olay örgüsü nasıl da şaşırtmıştı. Gael Garcia’ya da burda aşık olmuştum galiba.

    5
    • nazmi (@nazmi)

      @serenay süper bir filmdi yaa

      4
    • Esin Arslan (@arsesin)

      @serenay benim de”21 Gram” filmiyle tanıştığım Alejandro González Iñárritu’nun film dehasına hayran kaldığım ve ona ait filmlerin hepsini izlediğimde ise; önceliğin verilmesi gerektiğine inandığım en etkileyici filmi.

      4
  2. Arzu (@arzu)

    İzlemeliyim , hikaye tam benlikmiş !

    2
    • aysesel (@aysesel)

      @arzu senin yorumunu kacirmisim, ne zaman izliyoruz?

      1
    • Arzu (@arzu)

      @aysesel 1 hafta internetsizim, sonrasında hemen !

  3. Oya (@oya)

    Yıllaaar önce izleyip bu kadar çok detayını anımsadığım film azdır. Alakasız gibi dururken birbirine bağlanan hikayelerden oluşan senaryolardan en etkileyici olanı bu filmdir benim için.

    4
  4. aysesel (@aysesel)

    Izlemeyen bir ben varmisim, hemen basliyorum bu kadar ovguye dayanamayacagim.

    2
    • Esin Arslan (@arsesin)

      @aysesel izledikten sonra senin de film hakkındaki değerli yorumunu bekliyoruz o halde :)

      1
  5. aysesel (@aysesel)

    Hayatin icinden vahim senaryolar cok iyi baglanmis gercekten. Kopekler olaylarin kilit noktalarindalar ama insanligin acimasizligi filmin her yerinde. Cok begendim, cok etkilendim. Sarsildigim icin de filmi cok ovebilecek kivamda degilim henuz.

    5
  6. metover (@metover)

    Köpek olmak, “sıfır seçenek” oysa insanların özel hastaneleri, bakıcıları,rahat koltukları, hatta sokakta yaşama, intikam fantezileri kurma şansları var. Bir dövüşçü köpeğin ne kadar şansı ve seçme hakkı olabilir ki? Kaçırılmaması gereken filmlerden…

    2
  7. Arzu (@arzu)

    Umarım bu film için hiçbir hayvanın canı yanmamıştır.. Güzel kurgusu var ama tanımlayamadığım eksik birşey de vardı.. tavsiyeler olmasa başlarda kapatabilirdim. Bütün olarak bakınca, güzel bir aksiyon.