Bu filme sessiz kalamazdım (yazı bolca spoiler içeriyor)

       İşteofilm sitesi sakinlerinden @zfrzkn bir yazı dizisi başlatmıştı (keşke devamını getirse) ; ”Burun kanatan filmler

       Bu film dün gece benim burnumu feci kanattı.. Çok geriden gelişlerim yüzünden, 84 yapımı olmasına karşın (o da bir arkadaşım sayesinde), Birdy‘i dün izledim.

       Birdy, William Wharton‘un aynı isimli kitabından uyarlanmış. Bu filmden sonra, yönetmen Alan Parker‘ın ertelediğim diğer tüm filmlerini de izlemeye karar verdim. Filmin duygusu, görüntülerin içine o kadar güzel gömülmüştü ki, her karesi aslında ne cümleler barındırdığını da (sessiz sedasız) duyuruyordu.

Son ikaz =  Birdy’i izlemediyseniz, bu cümleden sonrasını okumayın.

       O kadar ciddi bir beyin fırtınası yarattı ki, filmi anımsadıkça nöronlarım kafatasımda zıpır zıpır, nerden başlamaları gerektiği konusunda ortak bir karar veremiyorlar..

       Bir baştan bir sondan görüntülerle, 2 gencin öykülerini çözümlememizi sağlıyor yönetmen. Nerden başlayıp, o psikiatri kliniğindeki görüntüye nasıl vardıklarının izahına ulaştırırken, bir nevi psikanaliz yaptırıyor bize. Çıkarımlarımız, film üzerine tartıştıkça artabilecek zenginlikte.

       Film anlam veremediğimiz dış seslerle başlıyor, bu yüzden filmi tekrar izlemek farklı türden bir ayrıcalık hissettiriyor, o cümleler 2. seferde canıma fena dokundu.

       Filmin merkezinde anlaşılamamak vurgusu hakim. Uyum sağlamayı seçen ve sorgulamayan karakterler için hayat aslında gayet pratik gibi. Toplumun el birliğiyle kurguladıkları bir hayat, biz henüz dünyaya gelmişken, tıpkı bir senaryo gibi zahmetsizce önümüze konulur. Bu çerçevede; doğarız, yaşıtlarımızla sosyalleşiriz, standart sınırlarda eğitim görürürüz, farklı fikirlerimizi ortaya koymak bizi yaşıtlarımızdan uzaklaştırır, bu yüzden olağan kalmak en korunaklı yaşamı seçmek demektir, karşı cinsi severiz, topluma hizmet gerektiren bir meslekle çarkın dişlileri arasına dahil oluruz, evleniriz, çocuk sahibi olur ve onun eline senaryomuzun fotokopisini tutuştururuz.

                Birdy sıradışı bir genç, çünkü gerçekliğini yaşamak istiyor ve bunun farkında olduğu için de yaşıtlarından hayli uzaklaşmış. Onlara tek yakın olduğu mesafe, bir kuş gibi tünediği ağacın dalından onları seyretmek kadar.

               Al‘ ın onu yerde yakaladığı bir gün, aralarındaki iletişimsiz mesafe, kavgayla karışık bir şekilde kırılıyor ve 2 gencin dostluğu başlıyor. Her insan anlaşılamadıkça uzaklaşır, yalnızlaşır. Sadece daha iyi anlaşılabilmek için bu kadar dil, bu kadar sanat dalı türetmiş olduğumuz düşünülürse, insan evladının varoluşundan bu yana en büyük gayreti iletişim üzerine olmuş.

Ve o tünediğimiz mesafeden göremiyor olsak da, (belki de bizi hiçbir zaman anlayamayacak olsalar da), bizi anlamak için gayret gösterebilecek benzerlerimiz var. Bu, hayatı daha tahammül edilebilir kılıyor. Birdy Al olmadan da yaşardı, ama Al olmadan o psikiatri kliniğinden ölene dek kurtulamazdı.

Filmin en can yakan sahnesi Perta’nın açık pencereden kaçtığı sahneydi. Al’ın orduya katılmak için yola düşmesiyle aynı anda kuşun pencereden kaçışı, ve bir türlü açılmayan o pencereye tekrar dönüp kamikaze dalışı yapması, 2 arkadaşın bir bilinmezlik ve anlamsızlıkla Vietnam savaşına gitmelerini anlatır gibiydi. Orduya kaydolarak bir bilinmeze uçtular ve hayatlarına kaldıkları yerden devam etmek için döndüklerinde artık hiçbirşey eskisi gibi değildi.

Her savaş ağır tahribatlara neden olur ve ordu kendi askerlerini iyileştirir.

Ordu kendi askerlerini iyileştiremiyordu, çünkü öldürmek önce kendini öldürmekti..

– Posamızı çıkardılar Birdy. Hepimiz kullanıldık. Kendi hayatlarımızı kurmak için hiçbirşeyimiz kalmadı. Ben kendim olmaya lanetlenmişim. Kimse beni istemediğim birşeyi yapmama zorlayamaz.

Al güçlü ve ‘normal’ duruşundan vazgeçip, yaralarını Birdy’e açtığında, aralarındaki gerçek iletişim başladı, Birdy suskunluğuna son verdi; çünkü konuşmak tekrar anlam kazandı. Artık söyleyecek birşeyler vardı,  ama sadece Al’a.

İnsanları bir araya getiren yegane şey gerçeklikleri ve samimi duyguları..

Al yüzündeki maskeyi son sahneye kadar çıkarmadı, ama ruhundaki maskeyi en nihayetinde söküp attı.

Al : Neden konuşmadın?

Birdy: Ona söyleyecek birşeyim yok ki.

İşte O Film

  • Birdy

    Birdy

    Vietnam Savaşı'ndan dönen iki arkadaştan birinin ruh sağlığı inişli çıkışlı bir hale gelmişken kuş gibi olabilmeyi saplantı haline getirmiştir. Detaylar

Yazar

Arzu (@arzu)

Güzel film, sinemanın peşinde koşmayanlardan kendini gizler. (Tarkovski)

YORUMLAR

  1. İnci (@inci-ozturk)

    Çok merak ettim yazından sonra.. @arzu izleyeceğim..

    2
    • Arzu (@arzu)

      @inci-ozturk bittikten sonra başlayan filmlerden.

      2
  2. metover (@metover)

    “Parker” önemli bir yönetmen, Come See The Paradise, Evita, Misissippi Burning, Angel Heart, The Life Of David Gale filmlerinden bir kaçı.

    2
    • Arzu (@arzu)

      @metover sırayla süpüreceğim ✌🏼️

      1