ACİLİYET SİNEMASI: JO SOL HEMEN ŞİMDİ!

İspanya’da gündem olan “cinsel asistanlik” hadisesi etrafında dönen, hayatınızın beklenmedik anda değişmesi sonucu bedeninizin ‘normalliğinin’ toplum tarafından sorgulanması ve bu da yetmezmiş gibi hayatta insanin sadece bir et parçası olmadığını gösteren haz ve tutkuya doyum bakımından bedensel engellerin tabu olarak dayatılmasının bencilliğin doruk noktası olduğuna dikkat çeken filmde, devletin yaşamsal bütünlüğün parçası olan cinsellik ihtiyacına fon sağlaması gereğini bu engellerle boğuşanların ağzından duyuyor ve toplumda birçok kişinin başını çevirdiği yönde de kaçış olmadığını anlıyoruz.

Filmde iki erkek karakter üzerinden ilerleyen hikayede geçmişte yaşanan ağır travmalar, bunların anlara yansıma şekilleri ve başa çıkmak için izlenen yolları görüyoruz, öyle ki bu, sadece hayatta kalmak yeter mi yoksa hayattan zevk almıyorsak yaşamanın anlamı ne ki sorularını da karşımıza çıkaran bir direniş halini alıp, birbiri içine geçmiş halkalardan güzel bir zincire dönüşüyor. Seyircinin boynunda aile yadigari kolye gibi bir ömür boyu taşıyacağı cinsten desek mübalağ etmiş olmayız.

Yönetmenin “The Taxi Thief” (Taksi Hırsızı) ve “Fake Orgasm” (Sahte Orgazm) filmlerindeki 50 yaşlarındaki erkek karakterin bu filmde de geçmiş acılarını kabullenmesi ve bunları ardında bırakmasının yer aldığı Yaşamak Ve Diğer Şeyler’de ( Vivir Y Otras Ficciones | Living And Other Fictions) http://www.imdb.com/title/tt6067104/?ref_=nm_knf_t2 diğer baş karakter ise Barselona’lı Antonio http://enil.eu/news/role-models/10-questions-meet-antonio-centeno-from-barcelona-in-spain/ .

Filmde her iki karakter de gerçek adlarıyla yer alıyor. Antonio, Jo Sol’un transeksüel beden ve kimliğin konu olduğu Sahte Orgazm filminden etkilenip kendisi ile iletişime geçiyor, kendisi de engelli cinselliğine ilişkin belgesel üzerinde çalıştığı için Jo Sol’ u daha iyi tanımak istiyor ve belki de tüm film bu inançtan meydan geliyor. Bahsettiğim bu detaylar Jo Sol’un 12 Nisan 2017 günlü İstanbul Film Festivalindeki gösterimden altı gün önce verdiği bir röportajda bizzat kendisinin verdiği bilgiler http://www.cineuropa.org/it.aspx?t=interview&l=en&did=326780 .

Ropörtajda Antonio’nun kimsenin yapmadığı bir biçimde filmi yorumladığını söylüyor Jo Sol, ve “Çeşitli modern post-ütopik hareketlerin birbiriyle harmanlandığı bir yer olarak insan bedeninde, Crip hareketi Queer hareketi ile, kimlik üzerinde hegamonik düşüncenin de ötesine geçen ve hatta sistemi ve onun temellerini zorlayan bir yansıma olarak bir araya geliyor” şeklinde özetliyor Antonio’nun kimseninkine benzemeyen yorumunu. Hemen korkmayın, bu yorumu ilk okuyuşta anlayamamanız normal. Bu yüzden Crip hareketi/kuramı neymiş bir yerden duymuş gibiyim demeniz olasıdır. Ben hissettim ve sizler için oldukça basit sadece cümleyi anlayacağınız düzeyde açıklayacak hale geldim.

Cripple (sakat,kötürüm) kelimesinden “Crip” kuramı http://www.engelliler.biz/Sibel_Yardimci_Sakatlik_calismalarinda_queer_ufku.pdf, ve tabii “Crip Kültür” http://www.disabilityhistory.org/dwa/edge/curriculum/cult_contenta8.htm ortaya çıkmış. Kendilerini aşağılayıcı bir söylemi altüst etmek düşüncesiyle Crip sözcüğünü bilerek seçtikleri kuram, sakatlık halinin görünür, tanınır bir kimlik olduğu, bu insanların tıpkı beyaz olmayan, gay, lezbiyen, transeksüel vs. kişiler gibi farklı bir kimlik oluşturduğu ve bu doğrultuda ayrımcılığa ve kendilerine karşı eşitliğe aykırı olacak her türlü toplumsal ve siyasi dayatmaya karşı bir arada direnç gösterme ve hak kazanımını elde etmek üzerine kurulu. (Kendimi kaybedip konuyu derinleştirmeyeceğim bu yazıda ama hakkında daha çok şey okuyacağım kesin https://www.wright.edu/event/sex-disability-conference/crip-theory .)
Barselona’da yaşayan aktivist Antonio’nun filmde de gerçek hayatında yaptığı üzere sakatların tüm haklarını kazanması için çabalaması yanında cinselliği yaşamalarının da normalleştirilmesine çabalayan ve bunun için elinden geleni yapan biri olduğunu görüyoruz. Pepe ile aynı hikayede, toplumum sana söylüyorum Pepe sen dinle kıvamında pişiyor, bizi de pişiriyorlar kendi korkularımızla kısık ateşte. Yandıkça, film kapanan gözümüzü açıyor ve Film sonunda Jo Sol’dan örneğin Fransa’da ve Japonya’da devletin cinsel deneyim için sakat insanlara cinsel asistanlıktan faydalanabilmelerine yönelik maddi yardım sağladığını öğreniyoruz. Ülkemizde yeni yeni sokağa çıkmalarına, hayata karışmalarına hatta bazen noterde merdiven çıkamadığı için yol parası talep edilmesinin engellenmesine, vatandaş olarak eşit uygulamalara kavuşturulmalarına çalışılıyorken bu filmle artan farkındalığınızla matbaayı kabul etmeyip o noktada kalan ülke insanı hissine kapılıyorsunuz film sonunda yine.
Yaşamak ve diğer şeyler’in İstanbul Film Festivalinde gösterilmeden evvel Abycine film festivalinde genç jüri ödülü ve Montpellier International Mediterranean Film Festivalinde en iyi film ödülü aldığını da belirtmeden geçmeyeyim. Etkileyici 84 dakikadan sonra soru cevap kısmında aşk deliliğin tahammül gösterilebilen cinsidir dedi Jo Sol önceki filmlerinden alıntı yaparak ve bunu yaşama olan bağlılıkla ilişkilendirdi. Yaptığı filmi de belgesel ve kurmacanın iç içe geçtiği, günümüz sorunlarının özellikle de dile getirilmekten kaçınılan, unutulan ve unutturulanlarını seyircilere gösteren yeni bir tür olarak, aciliyet sineması şeklinde adlandırdı. Aciliyetiniz ne ise filme çekilmesini beklemeden haykırın!
Hemen, şimdi!         

İşte O Film

Yazar

LeaveMEalone (@leavemealone)

YORUMLAR

  1. semih bey (@semih)

    Duymamıştım bile, tşkler

  2. LeaveMEalone (@leavemealone)

    @semih ne demek. Bu arada Pepe zeka engelli değil psikiyatri kliniği hastası. tanıtımda sehven öyle yazıldı herhalde :)

    1