Her Baba Senin Gibi Olamaz Tom

Tom Sherbourne 1.Dünya Savaşının sonunda dört yıl ayrı kaldığı memleketi Avustralya’ya döner. Tom dört sene önce ki Tom değildir.Savaşta öldürdüğü insanlardan dolayı ruhu ve beyni bir enkaza dönüşmüştür.Bu enkazı tek kişilik bir dünyada yaşayarak toparlayabileceğini düşünür.Tek kişilik dünyası kıyıdan yarım gün uzaklıktaki Janus Kayası’dır, yani bir adacıktır.Tom adacıkda  deniz fenerinin bakımını üstlenir.Kıyıya ihtiyaçlarını görmeye geldiğinde Tom ileride eşi olacağı İsabel ile tanışır.Çok çabuk ilerleyen ilişkilerinde Tom İsabel’e adanın zor koşullarını anlatır ve yine de benimle evlenmek istediğine emin misin diye sorar, İsabel tereddütsüz evlenme teklifini kabul eder ve adaya yerleşirler.Adacık da trafik,insan sesi ve şehrin gürültüsünden uzak; rüzgarın,dalgaların ve Tom ile İsabel’in kendi seslerinden başka ses yoktur.Anlayacağınız beyninizi ve ruhunuzu deşarj edeceğiniz eşsiz bir ortamdır.Yıllar böyle geçip giderken Isabel hamile kalır ne yazık ki düşük yapar.Bu üzüntülerini unutturacak ikinci hamileliği gelir ve bu çocuklarını da kaybederler.Isabel ve Tom çocuklarının acılarıyla sıradan bir güne devam ederlerken Tom kıyıya yaklaşan bir kayık görür.İsabel ile birlikte merakla kayığa koşarlar ve kayıktan bir kız bebek ve bir erkek cesedi çıkar.Tom Deniz Fenerindeki deftere bu hadiseyi işleyip,şehre sinyal göndermesi gerekir.İsabel çocuk hasretini bu bebekle gidermek ister, Tom’u zor da olsa ikna eder.Bu olayı Tom deftere işlemeyerek ve şehre sinyal göndermeyerek suç işler.Bebeği sahiplendiler de cesedi ne mi yaptılar, cesedi de Tom gizli bir yere gömdü. Adacıkda ki hayat Tom ve Isabel için daha renkli bir hale gelmişti.Anlayacağınız kayıktan çıkan bebek onların evliliklerini  kurtarıp hayat ışığı olmuştu.Bu mutlu hayat bebeklerini kiliseye vaftiz etmeye götürene kadar sürüyordu çünkü orada Tom bebeğin  gerçek annesini öğrenir. Tom için bir tarafta karısı İsabel ve bebekleri, diğer tarafta vicdanının onu bir anne ile yavrusunu nasıl ayırırsın diye sıkıştırması.Bence film buradan itibaren başlıyor derim fırsatı olanlara tavsiyemdir izlemeleri.

  Filmin teknik detayları ise 2016 yılında ABD ve Yeni Zelanda’nın ortaklığında dram tarzında ortaya konmuş bir üründür.Filmin baş rollerinde ki isimlere gelince ilk yer vereceğimiz isim Michael Fassbender (Tom Sherbourne)’dur.40 yaşındaki Alman oyuncuya bu birkaç sene içerisinde ”12 Yıllık Esaret” ve ”Steve Jobs” gibi filmlerde de rastlıyoruz.Isabel’imizi ise 29 yaşında ki İsveçli güzel oyuncumuz Alicia Vikander canlandırıyor.Alicia da son yıllarda en çok talep gören actresslerden birisidir.Son iki senede benim izlediğim ”Hayat Işığım” hariç  ”Danimarkalı Kız”, ”Kod Adı U.N.C.L.E”, ”Jason Bourne” gibi bu güzel üç yapımda da görüyoruz.

Film notum 8/10’dur.Bir sonra ki yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalınız.

 

İşte O Film

  • Hayat Işığım

    Hayat Işığım

    Batı Avustralya'da bir deniz fenerinin idaresinden sorumlu Tom ve karısı Isabel, batan bir gemiden kurtardıkları bebeği sahiplenip gizlice büyütmeye karar verirler. Detaylar

Yazar

Mehmet KARAASLAN (@karaaslansk)

Filmler hayatımızda ki boşlukları dolduran küçük kahramanlarımızdır. Diğer sosyal medya hesaplarımda da filmlerimi paylaşıyorum.

YORUMLAR

  1. Serenay (@serenay)

    Bu film bir nedenden dikkatimi cekmisti ama simdi ikna oldum izleyecegim

  2. Mehmet KARAASLAN (@karaaslansk)

    Hangi nedendenmiş bende merak ettim sakıncası yoksa paylaşa bilir misiniz? İkna edebildiysem ne mutlu bana @serenay

    1
    • Serenay (@serenay)

      @karaaslansk filmin yonetmeninin Blue Valentine isimli cok sevdigim bir filmi daha oldugu icin dikkatimi cekmisti

      2