YİTİLDİM, YİTİLDİN, YİTİLDİK

Yer Hisar, boğazın sessizliği, sakinliği, manzaranın İstanbul’a hakimiyeti. Kenarda köşede şarapçılar. Paçavra kıyafetler. Saçlar ve sakallar. Birbirine karışmış onca şey. Tavus kuşu bir de.

Karanlık yılları Türkiye’nin. 90’lar. Polifonik sesler, buğularda ışıltılar. Çok detaylar, tek netlik. Karanlık.

Mahsun’a Ahmet Uğurlu hayat veriyor. Reis, Tuncel Kurtiz’le ete kemiğe bürünüyor. Ve naifliğin eroinle buluştuğu kadın Ayşen Aydemir. Derviş Zaim imzalı bu film yerli yapımlar arasında ölmeden önce izlenmeli kategorisine eklenmeli.

Ekmek ye, şarap iç, ateş yak, üşü, ateş sönsün, ısın, inşaatta uyu. Delir, koştur, çal. Ansızın öl. Mezarına şarap döksünler, ışıklar içerisinde uyu.

“Soğuk olan hava değil Mahsun. İnsanlar soğuk. Hayat çok soğuk. Keşke bu kadar soğuk olmasaydı da dünya, sen de bu kadar üşümeseydin”

IMDb Puanı: 7.8/10
Puanım: 9.7/10

İşte O Film

  • Tabutta Rövaşata

    Tabutta Rövaşata

    Rumelihisarını mesken tutan Mahsun (Ahmet Uğurlu), evsiz-barksız işsiz ve kimsesi olmayan bir adamdır. Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır. Geceleri çaldığı arabaları sabaha dek gezdikten sonra yerlerine bırakır. Detaylar

Yazar

emrullahseker (@emrullahseker)

muhalif olmak iyidir

YORUMLAR