Geyikli Gece ……………..

          Geyikli geceyi hep bilmelisiniz

          Yeşil ve yabani uzak ormanlarda

          Güneşin asfalt sonlarıyla batmasıyla ağırdan

          Hepimizi vakitten kurtaracak

          ……….

       “Geyikli gecenin arkası ağaç
         Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
         Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı”
         İster istemez aşkları hatırlatır
         Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
         Şimdi de var biliyorum
         Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
         Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli

        Hiçbir şey umurumda değil diyorum
        Aşktan ve umuttan başka
        Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
        Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor.

                                                              (Turgut Uyar)

            Şiirin bütünü değilse de;  sihirli bir şekilde bu cümleleri, bu filmin temasına çok yakışıyor. 

          On Body and Soul 2017 yapımı bir Macar filmi. Kadın yönetmen Ildiko Enyedi tarafından çekilen film, 67. Berlin Uluslarası Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazandığı zaman çok eleştirildi. Filmi sıradan bulan ya da ödüllük kadar anlamlandıramayan çoğunluklu seyircinin yerine, ben bu kez jurinin yanındayım. 

             On Body and Soul, geyikli rüyalarla buluşturan, bir ‘birbirini bulma’ hikayesi… Aşkın hiç olmadık yerde, bir mezbahada, toplumdan soyutlanmış iki kişi arasında yeşermesi halini, görüntülerdeki tüm kan revana rağmen çok naif şekilde izleyicisine sunuyor.

             Aşık olana dek ne bedenini ne cinselliği tanımayan, ne de soyut düşünebilme yeteneğine sahip olan Maria’nın hali, kapalı toplumlarda baskı altında yetişmiş kadınlar için de hayli tanıdık aslında.. o yüzden bunu bir asosyallik durumunun ötesinde, ya da Maria otistik mi? şüphelerinin dışında, toplumsal benzerliklerle anlayabilmek bile olası. 

            Etkilendiğimiz kişiyle aramızda gelişen, anlam vermekte zorlandığımız çekim gücünü ve sezgilerimizin bizi biraraya getiren gücünü, film bize iki kişinin ortak rüyaları halinde yaşatıyor.. Yani aslında her biraraya ‘çekilen’ iki kişi için, farkında olmadıkları bir bilinçaltı devreye giriyor.. tıpkı ortak rüyada -biraraya gelmek için çabalayan o iki geyik gibi..

            Eric gece gördüğü rüyada, dişi geyiğin erkek geyikten kaçışını pat diye masaya yatırıyor ve sonunda herşeyi sözlü tartışmaya açıyor; öğle yemeğini masaya bırakırken, Maria’nın gözlerine bakarak soruyor: dün gece neden benden kaçtın? Yaşlı ve engelli olduğum için beni beğenmiyorsun..

           Film müzikleri enfes, bir kadının dokunabilmeyi öğrenmesi can yakıcı, film şahsına münhasır ve başka türlü.. 

 

Yazar

Arzu (@arzu)

Güzel film, sinemanın peşinde koşmayanlardan kendini gizler. (Tarkovski)

YORUMLAR

  1. Ali Öz (@ali-oz)

    Merak ettim şimdi,hem Turgut Uyar’ın hatrı da var değil mi…:)

  2. Hazal (@hazal)

    Ne güzel şarkı, kalp kalp :)

    1
  3. Esin Arslan (@arsesin)

    Şarkısıyla aşık olduğum film. Kalemine sağlık.

    1
    • Arzu (@arzu)

      @arsesin teşekkür ederim. özel filmlerden.

      1