Gemi Öyle Koştu, Rüzgar Öyle Coştu

 

Neden izlemekte bu kadar geç kaldım diye kendime hayıflandığım bir filmle yine karşınızdayım. Filmin yönetmen koltuğunda Tolga Karaçelik bulunmakta, Sarmaşık;  ‘Gişe Memuru’ndan sonra yönetmenin 2. uzun metraj filmi. Film güçlü politik göndermelerle psikolojik gerilim ögelerine sahip. Hani bir film izleriz ve bittiğinde yerimizden kalkamayız ya; işte bu film o. Tolga Karaçelik bu filmiyle toplumsal ve bireysel çelişkilere kocaman bir ayna tutuyor seyirciye.

Bu filmle, bir deniz yolculuğuna çıkıyoruz hepimiz. Erkek dünyasının hüküm sürdüğü bir geminin içindeyiz ve bu hakimiyette kimin egemen olacağının ya da egemenliğinin sadece üst olmak mı olduğunun karmaşasını düşünmeye itiliyoruz. İktidarın, gücün, otoriteye karşı durmanın, kendine yandaş bulmanın, korkunun, lümpenliğin, zayıflıkların… gerilimiyle çepeçevre ediliyoruz film boyunca.

Film, Samuel Taylor Coleridge’ın 1798 yılında yayımlanan The Rime of the Ancient Mariner – Yaşlı Gemici isimli şiirinin ilk bölümüyle başlıyor;

“Direkler eğik, burnumuz batmış suya

İnsan düşmanının sillesinden kaçar ya

Soluğunu ensesinde duya duya

Ve koşar başını hiç kaldırmadan

Gemi öyle koştu, rüzgâr öyle coştu

Kaçtık güneye hiç durmadan…”

 “Sarmaşık”, karmaşık olma ihtimali yüksek bir öykü olmasına rağmen yönetmen tarafından resmen nakış nakış işleyen ve eline yüzüne bulaştırmadan, üstüne kata kata ilerleyen, ancak finaline gemici düğümü atmayı, ne yazık ki, tam da beceremeyen  (finali bambaşka ve akılda kalıcı bağlansa, ülke sinemasının başyapıtlarından biri olabilirmiş ki muhtemelen ıskalanmış) özgün ve güzel bir seyirlik..

Oyunculuklara kocaman bir parantez açılmalı; çünkü her biri birbirinden değerli ve başarılı oyunculukların olduğu filmde oyuncuları, oyuncu olarak değil de birebir o karakter olarak görüyorsunuz. Kadir ÇermikHakan KarsakOsman AlkaşSeyithan ÖzdemirÖzgür Emre Yıldırım her biri bu işi çok başarılı sırtlamış bulunmakta. Ama asıl kahramanımız istisnasız; Nadir Sarıbacak. O’nu “Şubat” dizisinden tanımış sevmiş biri olarak bu filminde aşık olduğumu söylemeden geçmek istemem. Beyazperdede adeta devleşen, işte budur dedirten, filmi alıp götüren bir oyunculuk var karşımızda. iyi, güzel gibi kelimelere anlatılabilecek gibi bir oyunculuk değil. İzlenmeli ve yaşanmalı…

Filmin konusuna göz atacak olursak, Sarmaşık isimli gemi tahliye limanı olan Angola’ya gidecektir. Ancak, sefer devam ederken geminin armatörü iflas eder ve geminin kaptanı kendisine bir türlü ulaşamaz. Uzun süredir maaşını alamayan mürettebat varış yerine gelmeden gemiden ayrılması gerekir; ancak  gemiyi olası tehlikelere karşı koruyabilmesi ve bir şekilde Angola’ya ulaştırması için altı kişinin gemide kalmasına karar verilir. Kaptan Beybaba, makineden Kürt, gemicilerden Alper, Cenk ve Nadir, usta gemici sıfatıyla da İsmail gemide kalır. Karaya çıkmaları için neredeyse hiçbir sebebi olmayan bu altı kişi için yatarak para kazanmak başlarda keyifli gelse de yiyeceğin tükenmesiyle bu durum yerini işkenceye bırakır ve anlamsızlıklarla, sıkışmışlıkla test edilme süreci başlar. Her şey zalim bir kaosa yenik düşer ve  olması gereken düzen, hiyerarşi, görevler… düzensizlik, kavga, umutsuzluk, öfke ve şiddet, sahne alsın diye, hızla yerlerini terk ederler. Ve bu kaosun içinde kişilikler de nihai olarak kendisiyle buluşur. İşte bu noktada hem fiziksel hem de zihinsel çatışmalar da başlar. Geminin kaptanı Beybaba’nın liderlik özelliklerini bir bir yitirmesi ya da günümüz bencil “lider” tanımına daha yakın bir karaktere bürünmesi, filmin başından itibaren kadraja her girdiğinde tedirginlik hissi yaratan Cenk’in hiyerarşiye ve düzene olan baş kaldırışı, iyi gözlemlenmiş ve yazılmış detaylar.. Bu çatışmalar süresince gerilimin temposu son derece başarılı bir şekilde ayarlanmış. Tolga Karaçelik, gerilimin düzeyini ayarlamakta film boyunca başarılı olurken aynı zamanda hikayeyi ağır ağır işleyerek gemide ağırlaşan şartlar sonrasında karakterlerin yaşadığı travmaları ve sanrıları seyirciye aktarmakta zorlanmıyor. Bu noktada, karakterler aracılığıyla seyircinin de zihni gerçek ile hayal arasında git geller yaşamaya başlıyor. Birinci bölümden itibaren kullanılan sümüklü böcek metaforunun, karakterlerin gemide kaldıkları süre içerisinde, gerçeklikten olan uzaklaşmalarını simgelediğini söyleyebiliriz. Nitekim, Tolga Karaçelik’in sümüklü böcek metaforunu yine Samuel Taylor Coleridge’ın Yaşlı Gemici adlı kitabında kullandığı “sümüklü yaratıklar” betimlemesinden etkilenerek kullandığını eklemek gerekiyor.

Türk sinemasının ihtiyacı olan bu gibi filmlerin daha da çoğalması dileğimi ileterek, iyi seyirler dilerim..

 

İşte O Film

  • Sarmaşık

    Sarmaşık

    Sarmaşık gemisi yük aldıktan sonra tahliye limanı olan Angola’ya gidecektir. Sefer devam ederken geminin armatörü iflas eder ve ortadan kaybolur. Gemi Mısır’a geldiğinde armatörün liman parasını ödemediği anlaşılır, geminin üstünde haciz vardır. Liman yetkilileri gemiyi kimsenin uğramadığı demirleme alanına çekerler. Mürettebattan gemiyi olası tehlikelere karşı hareket ettirebilecek sayıda kişinin kalması gerektiğini belirtirler. Beybaba diye hitap edilen geminin kaptanı, makineden Kürt, mutfaktan kamarot Nadir, gemicilerden Alper ve Cenk, usta gemici olarak da İsmail gemide kalır. Detaylar

Yazar

Esin Arslan (@arsesin)

Okumak,izlemek,dinlemek ve son nefesime kadar yazmak...

YORUMLAR

  1. Arzu (@arzu)

    Sarmaşık, bir türlü başlat tuşuna elimin gitmediği filmlerdendi. Yazıyla beraber daha fazla ertelememem gerektiğini hissettim, çok etkileyici…

    1
    • Esin Arslan (@arsesin)

      @arzu kesinlikle izlenilmesi gereken başyapıt niteliğinde bir film..

      1
  2. Mehmet KARAASLAN (@karaaslansk)

    Filmi bir sene önce izlemiştim son sahnelerine kadar beğenerek takip etmiştim ama final olmadı demiştim. Yazınız bence filmi gölgelemiş elinize sağlık.

    1
    • Esin Arslan (@arsesin)

      @karaaslansk teşekkür ediyorum; ama kesinlikle final herkesin ortak düşüncesi.

      1
  3. Mehmet KARAASLAN (@karaaslansk)

    Bu ortamda bir yazı kıtlığı vardı sizinde yeniden yazmaya başlamanız beni mutlu etti teşekkür ederim @arsesin

    2
    • Esin Arslan (@arsesin)

      @karaaslansk ben çok teşekkür ederim, yeniden başlamak benim için de güzel oldu :)

      2