Üzerine uzun tartışmalar yapılabilecek seyirlikler- 2

                 Ben bu gece harika bir film seyrettim.

         2016 Arjantin yapımı olan Saygın Vatandaş‘ı keşke bir grup arkadaşımla birlikte izlemiş olsaydım ve hemen bu gece sıcağı sıcağına, uzun uzadıya üzerinde tartışabilseydik, henüz  ilk karşılaşmanın çarpıcı etkisi altındayken.

        Nobel ödülü almış bir yazar olan Daniel, kendisi için tertip edilen nerdeyse tüm davetleri geri çevirdiği halde, 40 yıl önce ayrıldığı Arjantin kasabasından sade bir mektupla gelen daveti kabul eder, belki herşeye nerden başladığını görmek, yüzleşmek ve belki de tüm hikayelerinde mekan seçtiği  bu kasabanın son halini görmek için… Bence bu bir kendine yolculuktu.

       Filmin henüz başlangıcında, Nobel ödül töreninde, yazar Daniel’in yaptığı o etkileyici ve beklenmedik konuşma, başlı başına bir tartışma konusu edilebilir. Ama film, o sahne  gibi bir çok zenginliklerle dolu, seyircisi adına tam bir vaha gibi.

…………………..

Daniel : Nobel Edebiyat Ödülü’nü almak konusunda 2 karışık duygu hissediyorum. Bir yandan gururum okşandı, gerçekten okşandı, ama diğer yandan ve bu acı duygu içimde çok daha ağır basıyor; benim inancıma göre bu tür bir oy birliğiyle alınmış bir onay kararı, bir sanatçının çöküşüyle doğrudan şüphe götürmez bir şekilde alakalıdır. Bu ödül şunu kanıtlıyor, eserlerim kişilerin zevkleri ve ihtiyaçlarıyla aynı görüşte. Yargıçların, uzmanların, akademisyenlerin ve kralların. Açık bir şekilde ben sizin için en konforlu sanatçıyım. Ve bu konforun her artistik eserde bulunması gereken ruhla çok az ilgisi var. Sanatçıların sorgulaması gerekiyor. Şaşırtması gerekiyor. Bu yüzden bir sanatçı olarak, ulaşabileceğim son noktaya gelmekten pişmanlık duyuyorum. Ancak hissettiğim en kalıcı duygu şu aslında, gururuma yediremediğim, iki yüzlü bir şekilde beni kızdıran, yaratıcı macerama son vermeye karar verdiğiniz için size teşekkür etmektir. Ama lütfen bunları söyleyerek sizi suçladığımı düşünmeyin sakın, gerçek bu değil. Burda suçlanacak tek kişi var, o da benim. Çok teşekkür ederim.

 

………..

-Daniel: Ramiro hikayelerini gerçekten beğendim. Tarzı nazik, akıcı, ince. Hileli kaynaklar yok. Basit ve açık bir düz yazı.

-Ramiro: Çok mu basit yani?

-Daniel: Hayır. Basit ve açık olan, yıkıcı ve rahatsız edici olabilir. Örneğin Kafka. Onun düz yazıları basit ve açık olmasına rağmen, oldukça rahatsız edicidir. Birşeyleri basit yapmak, bir sanatsal nezaket davranışıdır.

……………..

 

(Dip not: Kağıdın, kalemin, kibrin, edebiyatın ve taşranın hikayesi olan Saygın Vatandaş filmi, ana karakterin savunusuna inat, bir çok ödülün de sahibi.)

 

Yazar

Arzu (@arzu)

Güzel film, sinemanın peşinde koşmayanlardan kendini gizler. (Tarkovski)

YORUMLAR

  1. Guner (@gunerak)

    Kendisini diger insanlardan ustun goren kustah bir entellektuelin sevgiye ac ama sevgiden bihaber acinilasi yasami…

    1
    • Arzu (@arzu)

      @gunerak ne tezatlık değil mi? aslında tersine imaj verirken, tam da söylediğin çıkarım yapılabilir. İçine dönmesi,iletişimlerini kısıtlaması, davetlere gitmemesi insanlarca anlaşılabildiğine, paylaşabileceğine olan inancını yitirmesi de olabilir mi peki?

      1
    • Guner (@gunerak)

      @arzu Yazar, hepimiz gibi, kendi bilincinin icinde dolasiyor, gordugu hersey bilincinin urunu ama bunun farkinda degil…

      2
    • Arzu (@arzu)

      @gunerak anlaşılamadığımızı düşündüğümüz anlar da birer küstahlık hali mi dersin? Çok akıl etmediğim bir sorgu attın bak ortaya, bugün düşünür dururum bunu.

      1
    • Guner (@gunerak)

      @arzu Anlamak anlasilmaktan daha onemli bence, yeterince anlayinca anlasilmayi beklemiyoruz zaten. Kustahlik olan ise kendisini “diger” insanlardan ustun goruyor olmasi.

      2
    • Arzu (@arzu)

      @gunerak bu filmden bağımsız bir şey olacak bu yazacağım.Anlamak çok güçlü,ama anlaşılmak beklentisinden kurtarması yine de güç gibi. Anlaşılamamak labirente düşmek, çıkışı bulduracak doğru lisanı yaratamamak,

      2
    • Arzu (@arzu)

      @gunerak iletişim beceriksizliği rüyada bağırmayı isterken sesin çıkmaması gibi.

      2
    • Arzu (@arzu)

      @gunerak filmdeki adamda durum bu değil tabi, haklısın, orda üst insan düşüncesi var, zaten ‘bunların’ beni anlamalarını beklemiyorum duygusu var. Maalesef bu duyguya kapıldığım anlarımı anımsattı, kısmi asosyalleştiren süreçlerimi, utandırdı.

      1
    • İnci (@inci-ozturk)

      Filme ya da hayata dair söylenebilecek en anlamlı cümleler bunlar sanırım. @gunerak

      1
  2. İnci (@inci-ozturk)

    Yazı ve yorumlar merakımı katladı. İskandinav ve latin amerika sinemasını çok seviyorum. İzleyeceğim.

    1
    • Arzu (@arzu)

      @inci-ozturk sonrasında fikrini bizimle de paylaş lütfen :)

      1
    • İnci (@inci-ozturk)

      Garip bir şekilde Şener Şen’in ‘Milyarder’ adlı filmini anımsattı bu film bana. Akıl gibi para da bir güç. Ve sanırım insanlarla arana mesafe açan şey de bu. @arzu

      1
  3. İnci (@inci-ozturk)

    Sınırlı kelimeyle yazmak zor. Üstüne çok fazla şey yazılabilecek bir film. Çok beğendiğimi söyleyebilirim.

    1
    • Arzu (@arzu)

      @inci-ozturk yaşasın 🙆🏻‍♀️

      1
  4. metover (@metover)

    “Yargıçların, uzmanların, akademisyenlerin ve kralların” …filmi henüz izlemedim ama sizce de burda bir ironi yok mu? Sömürge, Demokrasisi sorunlu, darbeler, Che, Evita, Tango ülkesi Arjantin’den ironisiz film beklenebilir mi? Sartre neden reddetmişti?

    2
    • Arzu (@arzu)

      @metover kesinlikle ironi

      1
    • sakin (@sakin)

      @metover dönmüssün genç adam…

      1